Hayallerimizde renkli duran bir dünyamız vardır. En sıkıntılı zamanlarda onu düşleriz. Sevgiler ürkütünce bizi, ve biz ürkütünce sevgilerimizi, kaçar birden kaybederiz onu, tek tek renklerinin solduğunu görürüz onun o zaman.
O zaman, vazgeçeriz çocuk olmaktan. Uçurtmalar, oyuncaklar, yıldızlar ve çiçekler… anlamını yitirir, büyürüz. Büyüdüğümüz dünyamızda:
“Dünya sevgilinin yüzündeydi ama birden boşalıverdi Kavranmaz artık dünya, dışardan, şimdi.” Deriz, Rilke gibi.
Böyle zamanlarda geceler, yıldızlar, günler birbirine benzer. Ağaçlar kuşlar aynıdır. Şarkılar aynı şeyi söyler. Güneşi Ayı fark etmeyiz, 'Neşe…' '-Ne tuhaf şey? ' Deriz.
Yokluğunda ne ateşleri hasretimle yaktım da
Bir seni yakamadım, beni yaktığın gibi
Çölde su, mahpusta gün, oruçta ekmek gibi bekledim seni
Sense araya korkular koydun.
Yasaklar koydun...
Bitmez tükenmez engeller koydun
Devamını Oku
Bir seni yakamadım, beni yaktığın gibi
Çölde su, mahpusta gün, oruçta ekmek gibi bekledim seni
Sense araya korkular koydun.
Yasaklar koydun...
Bitmez tükenmez engeller koydun




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta