AĞITIM ÇOCUKLUĞUMUN AFŞİN"İNEDİR!!!
Buralar benim
ata yurdum
hepsini elimden alsanız
hepsini küllüğe dönderseniz
neron gıbı yaksanız
yabancım değil...
el değil...
dostum hiç değil...
en GÜZEL gerçeğim...
"şorunla" güler yüzüm
Siz bir bir sorun da konuşturayım
En GÜZEL sevinçlerle yarıştırayım
Uzakta durmayın tanıştırayım
Buralar benim ...
ata yurdum
cangaman tantanan,
söküp atamaz seni...
Buralar benim
ata yurdum
gurbet,hasret,sıla:
sömeğimi pıttıramaz
senin ayet geldi hakkında
Eshab-i Kehf
anlamadılar varmadılar farkına
takyonuslar tantanyuslar hala var
bağrında canlı yaşıyorlar
yediler hala bağrında
şeytanlar ve melekler
hala yanında oysa
Buralar benim
ata yurdum
irem bağını,
gülüstan bahçelerini
yarpızını herseyini tüketik
afsin im hep seni ağlatık
takyanusların,tantanyusların
hep kral oldular
gariplerin sevdanla kerem oldular
esas cocuklarina haram oldun
hastaların calgın oldu...
yada maraşlı "Şeyholu Satılmışa"
dönüp verem oldu
kitabelerin kan ağlasada
tarihin gercek;
ta ilkçağı söylüyor
üstünü esresi olmayan,
hemen okuyup anlıyor...
ata yurdum memleketim,
bahtina lanet olsun...
lanet olsun,
hayduduna kurduna
selam olsun,
aşıklarına sevdalılarına...
her gün yakar kara haberin
atlastan gedikten asınca
kanserde yağsan...
cenetimsin benim...
sana vurgunluğum,
Belki de sebebi sevdiklerimdi...
belkide canım bildiklerimdi...
senden beklentim:
"Şan şohret deyil sözümüz
memleket kokar özümüz
aşkınla güler yüzümüz"
yedi yerden akan,
kanın kurudu
tek damara,
kayapınarına kaldın
ben ağlarım...
ikimizin yerine
atlasta güneş,
kuzbahçede dolunay
beyceyizinde yıldızım
ayazında kar buz...
şimşek olsam...
bereket olsam yağsam
köşksün tahtsın bende...
inal dır boyum oğuzdur soyum
gurbette kimseyi kader vurmasin
koşup hasretini öpmeyince
acımazsın kimseye
eriyişim sana...
altın kafeslerde yaşadım
hergün sanadır ağıdım
gonul doslarim,
sohbet yurdum sendin
sendin beni davadar eden
ilk sendin sevdam
anadoluyu senden oğrendim
konuşmam ayni sen,
ben seni yazdım...
hic bir sohbet bilmedim
zikrim oldun dilimde
ötede yanarsam senin yüzüne
günahım sanadır
ismini aortuma kazıdım
doktur buldu derdimi
ben bulamam dermanımı
kangiren oluksun sorma bana emini
ilaç değilim dertlerine
ben sana ağlayanım
çaren nedir bilmedim...
vampirler etti seni vampir...
erçene daki irem bağlarını,
yeniden bulmak icin,
yaprak kuşu olsam süzülsem
atalarım sende yatıyor
toprağından banada sakla
mezarına toprak olsam
ille vatanım ille vatanım
mezarlığında biter hasretim...
Malik Ejder Inal
Buralar benim
ata yurdum
hepsini elimden alsanız
hepsini küllüğe dönderseniz
neron gıbı yaksanız
yabancım değil...
el değil...
dostum hiç değil...
en GÜZEL gerçeğim...
"şorunla" güler yüzüm
Siz bir bir sorun da konuşturayım
En GÜZEL sevinçlerle yarıştırayım
Uzakta durmayın tanıştırayım
Buralar benim ...
ata yurdum
cangaman tantanan,
söküp atamaz seni...
Buralar benim
ata yurdum
gurbet,hasret,sıla:
sömeğimi pıttıramaz
senin ayet geldi hakkında
Eshab-i Kehf
anlamadılar varmadılar farkına
takyonuslar tantanyuslar hala var
bağrında canlı yaşıyorlar
yediler hala bağrında
şeytanlar ve melekler
hala yanında oysa
Buralar benim
ata yurdum
irem bağını,
gülüstan bahçelerini
yarpızını herseyini tüketik
afsin im hep seni ağlatık
takyanusların,tantanyusların
hep kral oldular
gariplerin sevdanla kerem oldular
esas cocuklarina haram oldun
hastaların calgın oldu...
yada maraşlı "Şeyholu Satılmışa"
dönüp verem oldu
kitabelerin kan ağlasada
tarihin gercek;
ta ilkçağı söylüyor
üstünü esresi olmayan,
hemen okuyup anlıyor...
ata yurdum memleketim,
bahtina lanet olsun...
lanet olsun,
hayduduna kurduna
selam olsun,
aşıklarına sevdalılarına...
her gün yakar kara haberin
atlastan gedikten asınca
kanserde yağsan...
cenetimsin benim...
sana vurgunluğum,
Belki de sebebi sevdiklerimdi...
belkide canım bildiklerimdi...
senden beklentim:
"Şan şohret deyil sözümüz
memleket kokar özümüz
aşkınla güler yüzümüz"
yedi yerden akan,
kanın kurudu
tek damara,
kayapınarına kaldın
ben ağlarım...
ikimizin yerine
atlasta güneş,
kuzbahçede dolunay
beyceyizinde yıldızım
ayazında kar buz...
şimşek olsam...
bereket olsam yağsam
köşksün tahtsın bende...
inal dır boyum oğuzdur soyum
gurbette kimseyi kader vurmasin
koşup hasretini öpmeyince
acımazsın kimseye
eriyişim sana...
altın kafeslerde yaşadım
hergün sanadır ağıdım
gonul doslarim,
sohbet yurdum sendin
sendin beni davadar eden
ilk sendin sevdam
anadoluyu senden oğrendim
konuşmam ayni sen,
ben seni yazdım...
hic bir sohbet bilmedim
zikrim oldun dilimde
ötede yanarsam senin yüzüne
günahım sanadır
ismini aortuma kazıdım
doktur buldu derdimi
ben bulamam dermanımı
kangiren oluksun sorma bana emini
ilaç değilim dertlerine
ben sana ağlayanım
çaren nedir bilmedim...
vampirler etti seni vampir...
erçene daki irem bağlarını,
yeniden bulmak icin,
yaprak kuşu olsam süzülsem
atalarım sende yatıyor
toprağından banada sakla
mezarına toprak olsam
ille vatanım ille vatanım
mezarlığında biter hasretim...
Malik Ejder Inal
Kayıt Tarihi : 6.1.2026 20:30:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!