Mestsin ey gül ne lâzım bâde-peymâluk sana
Neşve-i bî-derd-i ser yetmez mi ra‘nâluk sana
Kat‘-ı ünsiyyet iderdük şahs-ı sâyenden bile
Merdümün mânend-i mu‘tâd olsa tenhâluk sana
Vâdî-i tıflâne-i cevr ü cefâdan geçmedük
İtmeyince Hızr-ı hatt-ı sebz babaluk sana
Şem‘-i bezm engüşt-i hayretdür leb-i peymânede
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta