Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Âgâh, 1630-1631’de Semerkand’da doğmuştur. Asıl adı Mehmed Bulak’tır.
Hacı Hafız olarak da bilinen Âgâh, pek çok şehri dolaştıktan sonra Âmid'e (Diyarbakır) gelmiş (1669) ve ömrünün sonuna kadar da burada kalmıştır.
1728’de Âmid’de vefat eden şâir, zamanında burada bulunan zengin bir edebiyat topluluğunun da başında bulunmuş ve bir çok öğrenci yetiştirmiştir.
Âgâh, kudretli bir şâirdir. Şiirlerinde Sebk-i Hindî ve hikemî tarzın etkileri g ...



