Babamın bir mürşidi vardı
Her ahlakını sayamam şimdi
Bugünlük ağaç, sebze ve zibil
Evinin önündeki küçücük bir bahçe ama
Gel gör bir gösterilen ihtimamı
İki naylon (römork) zibili birden
Satın alıp bu küçücük bahçeye
Döktüğünü bilirim kaç kere
Benim yerim küçük demez
Her nöbet suyu gelişinde
İlla ki sulardı
Sonradan başka şeyleri de öğrendim
Yanındaki iki kendine müntesip genci
İsos harabelerine götürmüş Gözene'ye
Vermiş kürekleri ellerine
Aktarın bakalım şurayı bir! deyip
Çok kalın bir zibil yığını bulunca
Bir traktör getirip doğru bahçeye
Ama bu defa evin önüne değil
Babasından kalan öbür bahçeye
Bir ağacın sıhhati için
Herşeyi yapardı
Hatta Karatepe yolunda "Bahçe" diye
Bir Bozdoğan aşireti köyü var
Hayvan gübresinin orada o zaman
Pek bir kıymeti harbiyesi yokmuş
Gelin, alın demiş bir sâliki
Şu kadar kilometre dememişler
Traktör ile gidip alıp getirmişler yine
Ağaçların gövdelerini
Kireçle badanalamaktan
Yaprak gübresine kadar
Her ağacın dibine
Eldeki bulgulara göre
En lazım toprak çeşidini
Dökmeye kadar
Bir ihtimam bir ihtimam
Nihayet tutan vaşikton ağaçlarını
Satmaya gelmiş sıra
Ernar Paketleme'nin eksperleri gelmiş
Vallahi, Ali Efendi! demişler
Senin ağaçların meyveleri
Bizim standartlarımızın çok üzerinde
Bir ahlak öğretiyordu Ali Efendi Hazretleri
Öğrenebilen insanlara bir ahlak
Hatta bir defasında da Kuzuculu'da
Necip Yüzbaşıoğlu diye bir zâtın
Evinin etrafındaki bomboş yerleri
Toplayıp adamlarını bahçe diktirdi
Siz ölçeceksiniz! Siz kazıkları çekin!
Siz toprağı gevşetecek kumul getirin!
Siz zibil çekin! Siz dikin! diye
Siz de can suyu vereceksiniz!
Kaç gün sürdü unuttum
Bütün işler bittikten sonra
Nihayet sahibi olan zat geldi
Ooo! Bize bahçe dikmişler...
Allah mükafatınızı versin! buyurdu
En ilginç olanı da şu
Geçtiği yoldaki bir bahçenin
Hayri Ergörün diye birinin
Sulanmadığı için kurumak üzere
Olduğunu görünce
Parasını ben vereyim
Sulattırın bu bahçeyi! buyurmuş
Kurtuldu o ağaçlar kurumaktan
Değişti dünyasını sonradan
Ali Efendi Hazretleri
Ama o kuruyan bahçe şimdi bile
Hala yeşiller içinde
Meyveler yetiriyor ağaçları
Bir de bir huyu daha vardı
Büyüttüğü meyveleri kimin yeyip içtiğine
Bir defa olsun bakmadı
Öyle bir sebildi ki
Anlayabilene aşk olsun
2015
Kayıt Tarihi : 9.6.2015 11:01:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!