Ağır ağrıların başını ağrıtan bir mart pazarı.
Derin duyguların gömülü olduğu yalnızlık mezarlığı.
Acizliklerinin üstünü örtmek için kendilerini avmlere atan insan yığınları.
El uzatanı olmadığını bildiği için
Boşluktan düşermiş gibi hissettiren hayatın çıkmaz sokakları.
Herkesin dolaşıp döndüğü
kürkçü dükkanın adıdır “dört duvar arası”
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta