.....*1*.....
Söylesene,
İhanetten başka ne öldürebilir ki,
Sevgiye inancı.
Anlaki,
Seviyorum diyenlerin hepsi yalancı.
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




harika paylaşım olmuş kutlarım fato
her bir dörtlüğü çok güzeldi beğeniyle okudum yüreğine sağlık arkadaşım.
tebrikler :))
Söylesene,
İhanetten başka ne öldürebilir ki,
Sevgiye inancı.
Anlaki,
Seviyorum diyenlerin hepsi yalancı
YALANDAN UZAK DUR
GÖZLERİNLE KONUŞAN ÇOCUĞA BAKIP
SEVMEK BULUTTUR DE
GÖKYÜZÜ BUNUN İÇİN MAVİDİR
VE ASTIM YÜZÜME O LACİVERT MAVİYE .....
ARMAĞANIM OLARAK KABUL ET . SEVGİLERİMLE .....
yüksel balcı....
Durgun Sularında Ölümün
Yaşamı gözlerinle terk ediyorum
Buzların erirken çıkarttıkları seslere
Senin adınla seslenirken kırıldı bileğim
Dilimin sürçmesini bağışla
Anlamı çırpınışa kayıtlı heyelanlarım
Ve de kederlerimin kuluçkasında
Yüreğim döllenirse yok oluşa bağışla
Bağışla göçlerimi .........
Tufanlarım boyunca soluksuz anlardır kelime
Eskiden beri meraktayım
Bunca gölgelenmenin arkasında kaşif edasıyla
Yüreğine konan papağan gülmeleri
Durgunca uzanıyor çalkalanan bir tarihin keskin dişlerinde
Sana mülteciyim
Ruhum duydukça gözlerini
Bana ait ne varsa yaşanmışlığımda
Sevdamdan döktüğüm çelikle kazıdım
Artık son ölmedeyim , dudaklarında .......
Sana seslenen yanım yaralı / kuşlarda gitti
Bir beyazlık kaldı / gidişler sonrası
Zaman duruldu / ahenk yerle bir
Her buharlaşmanın peşinde ben
İlkel bir yalnızlık olarak fısıldıyorken
Sendeki kalabalığımı
O çocuğa deki
Aşk tekil zamanların üremesidir
Evrime durulmuş ölüm / sana benzemektir
Benim intiharım
İntihardan özge
Sen yönlü bir rüzgara tutunmaktır ............
Yaşamı gözlerinle kabul ediyorum ...........
en çok ikinci dörtlüğü beğendim herkesin dilediği bir istektir heralde yüreğine kalemine sağlık sadece fatoş hanım....
şiirlerin çok hoş çok güzel anlatımı harika
duygu yüklü okuyucusunu etkiliyor tebrik ederim
salim erben
Bu şiir ile ilgili 6 tane yorum bulunmakta