Ufuk batar
Buz tutar saçaklı evler.
Üşür ikindinin su perileri
Sonra yağmurlar döner sarı boyalı evlere.
Rahmete garkolur
Beyaz gönüller
İçlerini göremediğimiz evler..
Güneş eğilir kendine
Birlikte bir kızıl gül gibi eğilir zaman
dökülür gövdesinden sarı çile.
Güllerin bağrı yanar her ah çekişinde
değişir teninin asil rengi
Nerede dost bülbüller..
Mavzerlerin sesleri duyulur uzakta
Korkak/ kuytuya sinmiş bir cin bedeni asılır askıya
Işık zamanının yanında bir minik an dır.
vurulur böğründen.
Koklaşır uzaklarda yabancı iki kedi
Mevsimler dönmeden derin yatağından
Mavi çağlayandan sızı akar,kimseler görmez.
Sarkaçlar sarkar tarihi tutarak kollarından
Okunur ölüm fermanı
Bir bey uzanır kırmızı fayans döşeli havuza..
Şimdi gözler bir beden boyu ileride durur
Darağaçları kurulur her dehlizin aydınlığında
Sevginin armonisi tüter mi? .
Bilinmez bir gece yarısı hem sessiz
Üşüşür fırsatlar yaralı son kandilin üzerine.
Adımlar:
Bir ömür gibi yürüyen kaldırımları süsler.
Akıl/us
Parlayan bir yıldız gibi düşer ellerine.
Bedenine ve yüzüne
Islak ve sapsarı bir ruh gibi.
Ve titreyen ışık
Son mührünü vurur güne
Güneşe benzer ufukta bekleyen muştu.!
Kutlu bir çağrı rüzgârlardan önce eser durur.
Çoğalır sevdaya hasret yürekler..
/04..istanbul
İbrahim ZarifoğluKayıt Tarihi : 31.12.2004 11:00:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

parlayan bir yıldız gibi düşer ellerine
ahhhh... benim ellerime düşse.. Mehmet Halil.
Koklaşır iki kedi
Mevsimler dönmeden yatağından
Çağlayandan
Sarkaçlar sarkar
Ölüm fermanı çıkmadan kırmızı fayans döşeli havuza
Gözler bir beden boyu ileride durur
Darağaçları kurulsa her dehlizin aydınlığa yüz düşen bitimine
Sevginin armonisi tüter
Bilinmez bir gece yarısı
Fırsatlar üşüşmeden sönen son kandiline
yüreğine sağlık ibrahim hayal gücüne hayran olmamak mümkün değil sevgiler hulyahuyuktepe
TÜM YORUMLAR (2)