Bir arhadaşım vardi, adi Nuran
Bacı gibiydih onan ben
Girmizi yanahli, uzun kirpihliydi.
Güzel gızdi Nuran.
Evin arha bahçasında, sakli sakli cigara içerdih onan.
İkimizin de sevdigi vardi.
Eşin hoş yani onlarda arhadaştılar.
Saatlarış, onların geçmesini behlerdih.
Kapi eşihlerinde, pungar başlarında.
Geç kaldıhlarında kapi önü sular, süpürürdüh bahaneylen
Olmadı pungarda sıramızı verirdih başgalarına.
Görücülerden kurtulmah için, nişanlıyıh derdih,
Sohahta, hamamda bizi begenen oğlan analarına.
Bir gün Nurani gara çarşafli gördüm,
Ele ki gözlerini görmesem tanıyamıyacahtım.
“bu ne hal gız” dedim, “sen çarşaf geymirdin ki
hani baban da garişmirdi, bişe demirdi başı açıh gezmene”.
Durdi içini çehti derin mi derinden.
“yoh “ dedi uzun kirpihleri yere baharken,
“babam geydirmedi ki”
“eee ne diye geydin peki,çatlatma adami de hele ne oldi ki?
“ben nişanlandım dedi, uzun kirpihlerinin arasından yaş aharken.
“ Tavv, sende benimi gandıracaksan, get başhasını gandır.” dedim.
Bir yandan da “essahtan doğri mi söylir, ya nişanlandiysa bu gız”
diye de geçirirem içimden.
Gara çarşafın altından bambayaz elini uzatti, “aha bak inandınmi şimdi”
dedi.
Donduumm galdım.
“Kime verdiler sevdiğin oğlana eleyse hemi “dedim.
“Yoh gız” dedi gafasini sallarken.
“Heç tanimirem bile, Cemillelerin gınada görmüş gaynanam beni
dünde geldi istediler, anamgilde verdi” dedi.
“Oğlani gördün mü peki” dedim galbim hızlan atarken.
“Resimini gördüm” dedi, yanahlarından süzülen yaşi silerken.
“Adami deli erdersen ha, başindan anlatsana hele”
“Anlatacah bişe yoh ki, oğlan ey, başlıh parasida verdi,
zenginlermiş işte, rahat edermişem varınca, anam ele dedi.”
“Ey de sen oğlani resiminden begendin mi”
“Yoh heç begenmedim”
“eee eleyse”
“ne eleyse gız, benemi sordular sankim, verdiler işte”
“peki ya şey, Ramazan ne olacah” dedim, yutgunmaya çalışırken.
“Heç ne olacah, onada anasi bi giz begenir everir” dedi.
Gözyaşlarini benden sahlamak için, “ben gidirem”,
Yarın çarşiya gidecahmışız, altın neyin alacahlar,hemde ben begeneşahmışam”
Peçesini yüzüne örterken hele daha ağlirdi.
Arhasından baharken, “ben sevdiğim oğlani alacam, görürsen sen,
Altınla neyin beni kandiramiyacahlar” dedim.
Döndi yüzüme bahti bahti, bişe demeden getti.
Bacım Nurani bi daha heç göremedim, göstermediler.
Ne bene, ne de saçlarimizi guruttuğumuz güneşe.
Yasahlar goymuşlar, camdan bahmasına, pungara gelmesine bile.
O gün bugündür beni de heç kimseyle everemediler,
Sevdigim oğlana vermediler, parasi yoh diye.
Bende deli gızi oyniram, ele ki herkes de inandi,
Sevdasından dellenmiş diyirler.
Ne dellenmesi ahlım başımda demirem, kimselere
Dermiyem heç...
Hele daha behlirem, sevdiğim gelip beni alacah diye
Ne yalanlar söylediler, inanirmiyem heç.
“istanbula giderken devrilen arabada seninkide var “bile dediler
gazatalara adını bilem yazdırmişlar, beni gandırmak için.
Bilirem ki hepsi yalan, o gelip beni alacah, kaçacam ona,
“Behle beni” dedi, söz verdim behliyecam.
Gış geçsin, yollar açılsın hele,bu yaza gelecah,
Behlirem.....gelecah elbet... behlirem...
25.03.2002
Firuze
Kayıt Tarihi : 3.3.2008 11:46:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Erzurum şivesiyle yazmaya çalıştığım, çocukluk arkadaşım Nuran a...

Sustum kaldım, böylesine güzel bir anlatım karşısında ancak bravo diyor ve toplumsal bir yaramıza parmak basan şiiriniz için size selam ve saygılar iletiyorum dost kalem.
selami
TÜM YORUMLAR (3)