Saygı,
yüksek sesle konuşmaz bende.
Birinin sözünü kesmemekle başlar,
bitmez orada.
Bir susuşu anlamaya çalışmakla derinleşir,
bilmediğim bir acının önünde
aklımı eğmemle tamamlanır.
Ben saygıyı
uzaktan bakarken de incitmemek sanırım.
Her şey hakkında fikrim olabileceğini
ama her fikri söylemek zorunda olmadığımı
kabullendiğim yerde öğrendim.
İtibar,
parlak bir vitrin değildir gözümde.
Kolay kazanılmaz,
çünkü sessiz zamanlarda birikir.
Kimse bakmazken
aynı kişi kalabilmektir belki de.
Rüzgâr yön değiştirince
yüzünü saklamamak,
alkış kesilince
duruşunu bozmamaktır itibar.
Bir gün kaybedersen
yeniden satın alamazsın;
çünkü o, parayla değil
zamanla ödenmiştir.
Güven…
en ağır kelime bu.
Birine sırtını dönmek kadar savunmasız,
bir çocuğun elini bırakmamak kadar sorumlu.
Verilirken küçüktür,
kırıldığında devleşir.
Ben güveni
sözlerden çok
tekrar eden davranışlarda ararım.
Bugün söylediğini yarın da taşıyabiliyor musun,
işte orada başlar.
Ve evet,
bir kere çatladığında
en çok onaranın ellerini keser.
Şefkat ise
en yanlış anlaşılan erdem.
Zayıflık sanılır,
oysa en büyük gücü barındırır.
Herkes sert olabilir,
ama herkes anlayamaz.
Şefkat,
haklıyken incitmemeyi seçmektir.
Bir yanlışı gösterirken
karşısındakini ezmemektir.
Kendine de uzatabilmektir o eli
en zor olan da budur zaten.
Ben şefkati
kendimle kavga etmeyi bıraktığım gün
biraz daha öğrendim.
Her hatayı mahkeme salonuna çevirmeden,
her eksikliği infaza götürmeden
yaşayabileceğimi fark ettiğimde.
Saygı, itibar, güven ve şefkat
aynı evde yaşar bende.
Biri eksilince
diğerleri huzursuz olur.
Çünkü insan
tek bir erdemle ayakta durmaz,
bir dengeyle durur.
Ve ben hâlâ
her gün biraz daha öğreniyorum:
daha az yargılayarak,
daha dikkatli konuşarak,
daha çok dinleyerek.
Belki kusursuz değilim,
ama şunu biliyorum:
İnsan olmak,
önce başkasına,
sonra kendine
zarar vermemeyi öğrenmekmiş.
Kayıt Tarihi : 25.12.2025 22:45:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!