Adı Kalsın Her Şeye Küstüm

Veysel Sari
154

ŞİİR


4

TAKİPÇİ

Adı Kalsın Her Şeye Küstüm

Bakma öyle yüzüme mahcup, bakma öyle garip...
Hangi rüzgar attı seni bu viraneye, hangi pişmanlık itti bu paslı kapıya?
Eskidendi o, her gelişinde bayram sabahı gibi uyanmalarım,
Eskidendi, sesinin tınısında binlerce mısra biriktirdiğim o demler.
Şimdi sana söyleyecek tek bir kelimem, tek bir harfim bile kalmadı.
Heybemdeki bütün cümleleri harcadım uğruna,
Dilimde tüy, yüreğimde fer, gözlerimde ferahlık bitti.
Yani anlayacağın;
Ben bu kente, bu sokağa, şu titreyen ellerime,
Hatta cebimdeki o son sigaraya bile...
Sana küstüm!
Sanma ki bir çocuk oyuncağı bu, ya da bir mevsimlik geçici hüzün...
Öyle bir yara açtın ki içimde, ne dikiş tutar artık, ne de merhem kâr eder.
Ben seninle bölüşmekten vazgeçtim ekmeğimi, suyumu, uykumu...
Yollarımı ayırdım gölgenle, bastığın toprakla aramıza uçurumlar kazdım.
Şimdi hangi masalda kahraman olursan ol,
Hangi yabancı uçurumun kenarında diz çöküp ağlarsan ağla,
Zerre kadar sızlamaz içim, kılın bile kıpırdamaz.
Ben senin o yalan rüzgarlarına, o sahte limanlarına,
Sana ve seninle gelen her sabaha küstüm!
Geceyi bölen o çığlıkları susturdum artık, ses tellerimi kopardım.
Kırık dökük ne varsa topladım tavan arasından;
Mektuplarını, kokunu, o kör olası gülüşlerini bir bir ateşe verdim.
Hani o her akşam yolunu gözlediğim kirli pencere var ya,
Oraya zifiri perdeler çektim, dünyayı dışarıda bıraktım.
Senin geçtiğin yollara kar yağdırdım, izlerin silinsin diye,
Senin adını andığım dudaklarımı mühürledim, oruçlara durdum.
Ben kendi içimdeki o koca kalabalığa, o bitmek bilmeyen umuda,
Sana ve gölgenin düştüğü her karış toprağa küstüm!
Hangi ihanetin bedeliydim ben, hangi hesabın yanlışıydım?
Ben seni bir gül gibi sakınırken fırtınalardan,
Sen gidip başka bahçelerin dikeni olmayı seçtin.
Şimdi bana dert yanma, bana mazeretler sıralama...
Senin o süslü cümlelerin benim sokağımda artık para etmiyor.
Gönlümün defterinden ismini öyle bir sildim ki,
Mürekkebi bile utandı, kağıdı bile yandı.
Ben hayata, kadere, başımdaki şu bitmek bilmeyen belaya,
En çok da seni "dünyam" sanan bu saf yüreğime küstüm!
Şimdi git...
Hangi denizin dalgasında boğulursan boğul, umurumda değil.
Hangi karanlık kolda sabahı karşılarsan karşıla, bakmam ardına.
Dönüp de bir medet umma bu kapıdan,
Çünkü bıraktığın o inanç, o sevda delisi çocuk çoktan öldü.
Üstüne toprak attım, ellerimle fatihasını okudum, yasını bitirdim.
Ben gökyüzünün mavisine, toprağın yeşiline,
Ben bu ömrün geri kalanına ve ille de,
En çok da sana küstüm!

Veysel Sari
Kayıt Tarihi : 22.1.2026 02:39:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!