Adı Eylül'dü
Güzden hüzünlüydü yüzü
Sarıydı yüzünde hasretin düşen gölgesi
Dilinde aynı türkü
Yalnızlığını söylüyordu ayrılığa
Çok giden uğurlamıştı uzaklara
Yüreği ıssız bir limandı şimdi
Yokluğunda ne ateşleri hasretimle yaktım da
Bir seni yakamadım, beni yaktığın gibi
Çölde su, mahpusta gün, oruçta ekmek gibi bekledim seni
Sense araya korkular koydun.
Yasaklar koydun...
Bitmez tükenmez engeller koydun
Devamını Oku
Bir seni yakamadım, beni yaktığın gibi
Çölde su, mahpusta gün, oruçta ekmek gibi bekledim seni
Sense araya korkular koydun.
Yasaklar koydun...
Bitmez tükenmez engeller koydun




Hüzünlü ve öyküsel bir şiir. Başarılı..
Ve kimeydi bu amansız vefa
Kimdi bu suskun beklediğin
Gençliğini kime içirdin ki
Yıllarını dumanladı yüzüne
Kirpiklerinde ıslanan
Gözlerinde buğulanan
Yanağının al çukurlarında
Yağmurlara tuttuğun kim
Dilinde pranga olup
Dudaklarında kıpırdanan
Önce fısıldayıp
Sonra yuttuğun kim
Söyle mahrem sır bilip
Gönlünde unuttuğun kim
Şiirlerin çok güzel....Ciddiye alınacak bir şair,
Nisa'da her ne kadar kendine amatör şair desende bence ustalık kokan şiirlerinden birine rastlamak çok güzel dostum...yolun ve kalbin açık olsun...
çok mukteşem bir eser . ala.
Bu şiir ile ilgili 4 tane yorum bulunmakta