Küçücüktü elleri, dudakları gibi incecik
Üşürdü içine sonbaharlar estiğinde
Gözleri Eylül olurdu
Yüreği sevmelerden suspus
Bin parça ayrılıklarda
Sırçadandı şatosunun pencereleri
Düşe kalka her dönemeç yeni umut
Bıçak soksan gölgeme,
Sıcacık kanım damlar.
Gir de bak bir ülkeme:
Başsız başsız adamlar...
Ağlayın, su yükselsin!
Devamını Oku
Sıcacık kanım damlar.
Gir de bak bir ülkeme:
Başsız başsız adamlar...
Ağlayın, su yükselsin!



