Oturdum, düşündüm daldım derine,
Böyle ne olacak halimiz bizim!
Hiçbir şey uymadı yerli yerine,
Böyle ne olacak halimiz bizim1
Bu kadar nimete memnun kalan yok,
Mutfakta çorba var mı?
Ben bilmem, eşim bilir.
Ateş beni yakar mı?
Ben bilmem, eşim bilir.
Tüp ne kadar yetiyor?
Çay diyarı Çayeli'nden
Benden sana selam olsun.
Gönül sazımın telinden;
Benden sana selam olsun.
Sensin beni Şair eden,
Çay diyarı Çayeli’nden,
Benden size selam olsun.
Dumanlı Kuspa Beli’nden,
Benden size selam olsun...
Karadeniz Yöresi’nden,
Seni canımdan çok sevdim diyorum,
Senden ayrılmayı istemiyorum,
Her gün hasretinle ben eriyorum,
Bu gönül kapımı çalmak için gel,
Benimle bir ömür kalmak için gel.
Bir sevdayla bana öyle baktın ki;
Bu şarkıyı sana yazdı yüreğim.
Hasretinle beni böyle yaktın ki,
Bu şarkıyı sana yazdı yüreğim.
Aşkın mızrabını aldım elime,
Karanlık ortasında parlayan güneş gibi,
Hakikatin yolunu gösterdi Yüce Allah.
Çağrı ile başlayan ilk muştuya eş gibi,
İmanın doğduğu yer, Mekke’de o Beytullah.
İbadetin şevkini hissettiren mekân bu,
Halkın içinden gelen Cumhurbaşkanımız var,
Yaşarken nefsi ölen Cumhurbaşkanımız var.
Hakkın yolundan giden, Millete hizmet eden,
Adam gibi harbiden Cumhurbaşkanımız var.
Şirin ilçem Çayeli, çayın diyarı Rize,
Yeşili döşeğimiz, mavisi yorgan bize.
Şimdi uzakta değil, ben de Çayeli’ndeyim,
Köpüklenerek akan berrak şelâledeyim.
Suların kavuştuğu Karadeniz orada,
Senden sitem değil, aşk dolu sözler,
Her gün, her dakika duymak isterim.
Yaktı yüreğimi o güzel gözler,
Ömür boyu sana doymak isterim.
Her saniye baksın gözün gözüme,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!