Derin bir sessizlik gafletlik
Afyon yutmuşcasına sessizlik
Ne oldu bu inanlara bir gevşeklik
Nerde kaldı ecdadın aşısı çeliklik
Artık ölenler sanki sıradanlık
Şimdiki kadınların kafası hörgüç gibi
Yaratsaydı mevlam onu sivriç gibi
İnat olsun diye yaparlardı çekiç gibi
Verilene razı olmazsın cehennem ehli
Bizim köyler şenlik olurdu
Ovaları keklik doluydu
İnsan azmanı musallat oldu
Deyil keklik böcekler bile korktu
Hayallerde aşk yaşamak
Karşılık beklemeden
Rüzgar gibi esip geçen
Her hangi durak bilmeden
Sevdiğinin gönlünde esir edilen
Dillerden dile sürüklenen
Elimde sazım dilimde sözüm
Acıyı tatlıya beledi özüm
Hep hakkı söyler dilim
Hulara karışır aminlerim
Masuma kurşun sıkan eller kırılsın
Yer yüzünde ne kadar lanet varsa ona sarılsın
Bulmayan bir beddua varsa toprağa karılsın
Giden kurşuna ses çıkarmayan diiler yarılsın
Ayrılık rüzgarı geldi kapıma
Solgun bir ifadeyle sordu seni bana
Diyemedim yanımda yanı başımda
Korktum alır gider seni uzaklara
Ayrılık rüzgarı esmesin kapımda
Aklı olupta nasihattan anlamıyorsa insan
Delidede yok akıl aradaki farkı bir bulsan
Rabbinin dediklerini yapmalısın has kulsan
Değerin yoksa mizandada ipekten çulsan
Arif olan eder her şeye güzel bir tarif
Öyle hal aldı ki kim münafık kim müslüman
küfürde yarışır oldu insan
Siner oldu her hal karşısında kenara atılan
saf müslüman
Herkez olmuş alimi ülema güya ehli kur'an
deniliyor işte müslüman
Bizde geçtik şu diyardan
İslam şerbetinden içtik elhamdulillah
Hakla batıl kavgamızdan
Hak tarafını seçtik elhamdulillah
Şeytanla bir olup tuzak kuran
Soysuzlardan olmadık elhamdulillah




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!