Hazanda ölen ağaç,baharda dirilince,
Alır beni bir hüzün,dala su verilince,
Çayırda koşar kuzu,annesinin sesine,
Kırk yaşında bir adam,ağlar mı annesine?
Kucaktaki bir bebe,annesine gülünce,
fezayı bağlayarak yorgun kanatlarına
bir güvercin uçurup kıtalar arasından
çağırdın beni
geçerek birer birer sürgün kanyonlarını
derbeder koşup geldim ışıldayan tahtına
yarım koyup bir bardak kurşun rengi çayımı
Devamını Oku
bir güvercin uçurup kıtalar arasından
çağırdın beni
geçerek birer birer sürgün kanyonlarını
derbeder koşup geldim ışıldayan tahtına
yarım koyup bir bardak kurşun rengi çayımı
Ben parkta oynamadım,görmedim salıncağı,
Ben hep yerde büyüdüm,bilmem ana kucağı,
Ana gibi olmazmış,rastlanmazmış eşine,
Kırk yaşında bir adam,ağlar mı annesine?
Çok üzüldüm Mustafa Bey...İnanın bu nasıl duygudur bilmiyorum bilmekte istemiyorum...Dileğim tüm annesini görmeyen tanımayan bilmeyen insanların en çok sevdikleri anne sevgisini şefkatini doya doya yaşamaları..
Annesi olan çocuk 40 yaşına gelsede çocuktur.. Annesi olmayan kaç şanslı çocukta acaba çocuk olabildi ki...
İçim buruldu..Çocuklar annesiz kalmasın diyorum..
Sevgilerimle
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta