Sevinsin güçlüler üzülsün garip,
Son yıllarda her şey oldu acayip,
Katil eli ile kahramana ip,
Çeken kına yaksın adalet öldü.
Kahramanlar ölmez ne ip ne gazla,
Adil gözler görsün yıkım çok fazla,
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
++++10 ADALET ÖLDÜ....... malesef........
MALİSEF
Adalet mülkün temelidir yazar ama hiçde öyle yürümüyor işler kutlarım toprağım güzel bir şiir okudum+++10
O kadar kına yakacak var ki hepsi kına yaksa kınada nimetten sayılacak. Tebrikler.
Rakip gördüğüne döküp kinini,
Haksızca dolduran haram inini,
Dünyalık mal için kutsal dinini,
Büken kına yaksın adalet öldü.
Oysaki adalet herkese gerek,
İstersen tavşan ol ister engerek,
Timsah gözyaşını göğsü gererek,
Döken kına yaksın adalet öldü.
Oyle tabelaya adalet mulkun temelidir yazmakla adalet isinin halledildigini zannedenler bir gun adalet kendilerine lazim oldugunda belki anlarlar diyecegim ama ,bu bos bir beklenti...iLAHi adalet sasmaz, aldatan sadece kendisini aldatmis olur vesselam...Guzel bir siir olmus,saygilarimla,tebrikler. Suayip Resadoglu
Değerli dostum ve aziz kardeşim. Biz de adalet ne zaman doğmuştu ki şimdi ölsün.Aklım kesti keseli güç kimde ise, para kimde ise haklı odur. Adalet hep böyle çalıştı.
Şiiriniz güzeldi tebrikler.
Selam ve sevgiyle.
Bu anlamlı şiirinizi yürekten kutluyorum.Selam ve sevgiler
Adalet, gerçeklere ve delillere dayalı insan aklının, insan vicdanına dokunduğu yerde yatar. Bunlardan herhangi birisi yoksa, adalet yoktur; gerçek yoksa adalet yoktur, delil yoksa adalet yoktur, akıl yoksa adalet yoktur veya vicdan yoksa adalet yoktur. Hakikatsever şair yüreğinizin, insafa, iz'ana ve vicdana seslenişi olan şiirinizi kutluyorum sayın İsmail Sağır. Saygı ve selamlarımla, mukabelemi kabul buyurunuz:
Makama Arz
...
Bir makam odasındayız
Ortasında bir ful saksısı
Toprağın içinde izmaritler
Manyetolu cihazlar, Filistin Askısı
Kimsesiz bir daktiloyu dövüyorlar
Her şakta bir harf inliyor
Kapıyı satırbaşları tutmuş
Kanun kanun yapılıyor
Parağraflar delillere küsmüş
Sayfalarda kılıksız başlıklar
Fazla mesaide acemi madde gerekçeleri
Dilekçeleri iğfal edenler var
Hukukla adalete tecavüz
...
Kişilerin ve muktedirlerin adaleti insani tekamül ve meziyetleri kadar olur.Aslolan Büyük hesap günü ortaya konan adalettir.Cenabı Allah hak günde mizan başında kurtuluşa erenlrden eylesin.Şiirinizi tebrik ederim.
Oysaki adalet herkese gerek,
İstersen tavşan ol ister engerek,
Timsah gözyaşını göğsü gererek,
Döken kına yaksın adalet öldü.
Tebrikler üstadım ,kaleminiz daim olsun.
Bu şiir ile ilgili 28 tane yorum bulunmakta