Bir adım daha kalmıştı sesimin kesilmesine
Bir umut daha kalmıştı ayaklanmaya yürümeye
Belli belirsiz sayfalar açılıyor gözlerimde her demin saatinde
Hep birerler beşerler serzenişler yıkımlar vardı son yazısının ardına
Yaprakları dökük karacamlar gibi ağaç kurtlarının kemirmeyişi var içimde
Delik teşik yağmalı ufalanmış top toprak olurken geri dönüşüm var
Yine aldanışı var yalnızlığın bitiş noktasında
Kapanış var gözlerin her açılışında
Direniş var özleyiş var biraz terk ediş birazda git deyişim var
Bir sala sesine uyanışım var ansızın kuşluk vaktinde
İsmimi duyar gibi ölüm gibi Azrail gibi gelişin var
Belki siz yarınlar var aydınlığın solukluğu isi dumanı beni götürüşü var
Hala düşüne bilmenin sevincimi demeli
Yoksa bitsin bu bekleyiş alsın canım diye sim var
Kurak olur ansızın toprak değmez bağrına kepçe kürek
Kapatmaz içine almaz sanki vaktin gelmedi dercesine
Yarılmıyor açılmıyor boğmuyor beni tozunda külünde dumanında…
Zennehar Yılmaz
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Çok teşekkür ederim Bil mukabele....
güzel çalışmanızı kutlarım..kaleminiz daim olsun sn yılmaz.
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta