Şu anda kim bilir kaç dertli,sessizce ağlar evlerinde.
Küflü duvarlara çöken perişanlığın,yoksul gölgesinde.
Garipler yurdundan bir garip koşar,ümidinin peşinde.
Sessizliğine düşen damlayı duyar,gönül derinliğinde.
Gelen zamanları ağlayarak karşılar,açılan kapılarında.
Her gece yırtılmış çilelerini diker,hıçkırığın tezgahında.
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta