Bazen canın çok yanar.
Hani alıp çıkınına yüklenip,
Acılarını çekip gidesin gelir.
Çekip gitmek istersin ıssız bir yerlere,
Sonra bir sızı kaplar yüreğini derinlerde;
Tanıdık, bildik, eskiden kalma ve bir o kadar yeni.
Bir yavru serçenin ilk kanatlanışının ürkekliğinde,
Çarpar acıların yüzüne yüzüne.
Karşı koyamazsın ne içindeki sancıya,
Ne kaybolmaya, kaçmaya çalıştığın duyguya.
Unutmak istersin belki,
İhanet eder gibi hisseder, vazgeçersin.
Öyle ya,
Acılara da sadakatle bağlanır yüreğin.
Gülsen ihanet, ağlasan ihanet,
Uyusan ihanet, yesen içsen ihanet.
Kendi kendine sürer gider içten savaşın,
Bulmaz nihayet.
Kimse anlamasın istersin, saklarsın,
Kimseler bilmesin.
Susarsın, konuşursun laf olsun diye, yaşarsın.
Aslında kimse bilmez,
Çok derinde gizlidir yürek vurgunun.
Acılarının mercanı çıkartmaya,
Her daldıkça,
Vurgunlardan vurgun yer gelir yüreğin.
Sızlarsın içten içe,
Sızlar, kanarsın,
Kimseye demeye dilin dönmez.
Sert bir duvara çarpar,
Dönersin içinde,
Savunmasız ve ürkündür,
Sızlayan zavallı yanın.
Bakar aynada görünen kahrolası suretine,
“Ben de adam mıyım?” der,
Yine de yaşamaya devam edersin.
Bilirsin ki yaşamalısın.
Ölsen ihanet, kaçsan ihanet,
Kalsan ihanet, gitsen ihanet.
Boynunun borcu, ayağının prangasıdır,
Duvara asılı duran acıların.
Gidersin bir gün, tüm acılarını sığdırıp çıkınına,
Sessizce uzanıp musallaya.
O gün işte,
O gün diner sanırsın,
Tüm bu savaşlarda aldığın acıların...
Zöhre Eylem YILDIRIM/Ozan Firari/01/12/2014/İzmir
Ozan Firari Zöhre Eylem Yıldırım Ozan FirariKayıt Tarihi : 1.12.2014 23:57:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!