Bir tek şey insanların kafasını bulandırıyor:
Ölüm; Fakat ben ölümsüzüm;
(Sezebiliyorum, ölebilmeyi,
Ancak 'öl' deyince, ölemiyorum)
Yine de, olacak olan er geç yarına sarkacak -
Pek bir ihtiyaç bırakmadan zamana.
… Er geç var kalacak; böyle, var olacak!
Sınıf farklılığında bekleyişin;
Azim, irade demek değildir.
Veya benzetmez kendini bir balık, bir zırh’a;
Veya sokmaz bir akrep, böyle bir zamanda;
Çıkıyor bundan, tartışmalar!
Baş aktörü, komedyanın;
Uygulamaya şüpheyle yaklaşanıdır da;
(Blake, Blake, duyuyor musun:
‘Şüpheler bile çocuğun saf kişiliğidir bazen’ -
Ama bu demek değildir ki, benim dediklerim …
Değil, ‘Masumluk Kehanetleri’
-O vakit, kesin ayrımlar belirsizleşir)
Şekil açısından ya da niceliksel, şiiri.
Aynen ve, yardımcı oyuncu şüpheyle yaklaşmaz;
Ama ilham vericidir, yaklaşan için, şüphe ile!
Bazen bir şüphe, geçen zamana benzer:
Süreçlere, yol dönemeçlerine.
Ve kişi, dönemeci bulamadığında,
O vakit, hemen ve kolaylıkla yadırgayabilir;
Tek biri’nde, bin bir şüpheyi!
Ben yarattım seni, ama cevap veren bana oldun sen:
Sen yarattın beni, ama cevap veren oldum sana ben!
Ben yarattım seni, ama cevap veren bana oldun sen:
Sen yarattın beni, ama cevap veren oldum sana ben!
Öldüğünde, kalma: ilerle:
(Gitme!)
Dileğim budur sana;
Basitçe, seviyorum işte,
Senin kişiliğini, senin (tutkularına) güzelliğine!
Bilinçsiz olan ama, ‘timsah gözyaşları’ndan ‘su çıkartan-saflık’,
Yakınlaştır, görmek istiyorum biraz da, berraklık.:
Kan getirdi, has’lık, ‘kuklaların-kukla-tanrısı’nı astılar darağacına;
Orada öylece sallana, kanaya ve tekrar berraklaşa!
Yıldızlar üçüz,
Gökadalar beşiz,
Ve altıgen, salkım galaksiler:
Evren “bir balon, dışı’nın,
Anlamı olmayanı”nda; sonsuz! …
Görünce bunu, bazılarımız, kudururuz! ...
Söyleyenin semirtken lafı,
Geride kalanın, dönencesi bekleyen!
Eller, işte kollardan uzayan eller;
Savaş üretenler,
Barış törpüleyenler:
(Törpülerinde) Bekleyişi hazmedenler!
Fersiz olan göze, nur yok;
Eğer ki, sen beslediysen onları!
Fersiz olan göze, nur yok;
Eğer ki, sen beslediysen onları:
Yaşamda bırakmak zordur ölümü:
Ölümsüzlüğü bahşedersin ölümün içinde,
Ve ölümü de, bir yaşamın içinde!
-Ölümsüzlüğü, gerçek karanlıkları.
… Gören yüreğe ışık var;
Eğer ki, sen beslediysen onları!
Fakat döndüğümüzde yüzümüzü,
(Tutkularına) güzelliğine, senin kişiliğinin:
Kolayca denilebilir ki, yine de:
‘Eğer ki, sen beslediysen onları!
Fersiz olan göze, nur yok! ’
Fakat yine yaratırsan bir mucize:
‘Gören yüreğe ışık var;
Eğer ki, sen beslediysen onları! ’
Burası ‘Vortex Four’ ve ben Arthur Frayn
Ben de bir tanrıyım: uçan-taş-tanrı Zardoz’um;
Kuklaların tanrısıyım ve kukla tanrıyım
Eğlence endüstrisindeyim:
İlk gündü, onla tanıştığım;
Bu lafları, farklı bir dil ile ona söylemiştim:
Geçen üç senenin sonunda üç asır devrildi
Üç yüz ayrılığın hepsini de kendi içimde yaşadım -
Seni, senin içinde (ses -hakkıyla- veremedim)
Ve ben şimdi karanlıkların sessizinde -
Amacını kaybetmiş olan, ‘soluksuz-bir vampir’im:
Su-Yer Kulesi’nin:
“Dağların zirvesi-karanlığı özütü-envai çiçekleri”nin
Ve “gür ormanları’nın gölgesinin”
Ve o “dağlar”ın
Ve “Yılbaşı sevinci, resim merakı”nın
Ve o “hülyalı buzdan-rüya mavi’nin -‘orman tutmuş olan”ında
(Ne karmaşa, ne de bir sadelik)
Ve o “Üst ranzadaki çocukluk-sevinci”nin
Ve o “kar” ve “çiy”in ve “havadaki nem”in
Ve “yükselen hava”nın
Ve o “arızalı-küçük-Çin Seddi”nin -
Ki her şeyin suçlusu odur aslında
(Buz kulesi olurken Su-Yer Kulesi,
Aslında Buz Kulesi’ni kendi içine hapsetmişti!)
-Çok! …çok ötesindeyim! ...
Ama hala, hani vardı ya: şu teleferiğin içindeyim:
Hareket halindeyim
“Düş’ten çıkan” fakat ‘dualite’de, çok daha fazla bir sabitlendi -
Düş-sisleri aynıydı, onun karakteristiği;
Fakat onun tarhı, '
Düş'ün-karşılık gözetmeksizin icra edilen-bir-ihraç edilişi':
Seslerin 'daha derinleştirdiği';
(Sislerin, daha derinleştirdiği- yerini)
Çünkü yaptıklarının arkasındaydı.
-
“8, 9 & 10 Temmuz 2004” yansımaları
açıklama:
tarh: çıkarmak, atmak (osmanlıca hukuk terimi)
burdaki anlamıyla: çıkarılış'ı
Vortex Four (burgaç dört) :Zardoz filmindeki ölümsüzlerin yaşadığı, zararlı etkilerden arındırılmış, dünya'daki bir bölge
Arthur Frayn: Yine aynı filmde, uçan bir taş-kfanın içinde yaşayan, ara sıra gelip insanlara brbirlerini öldürmeleri için silah dağıtan bir tanrı rolünde
güzel günler dilerim
Akın AkçaKayıt Tarihi : 10.7.2004 14:54:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

şiirinin içinde o kadar çok şey var ki..
benim anladığım...
'bir ayrılık,bir ölüm' ezgisinin içinden taşması...
duygularımız ...hayalllere karışmış...
hayallerimiz olmasa,nasıl güzelleştirecektik dünyayı
güzel günler,inananların olacak hep..
TÜM YORUMLAR (1)