Altında Ay’ın, geceye karanlık çökmüştü
‘Zifiri siyah olmayan bir kirli kahverengi’ nin
Suları kıyısında, daha açıkça renkli,
Tepeler ve kir denizinden daha koyu ağaçlar
Yükseliyordu, barındırdığı canlılığı yutmaya nazır.
Bir silüet belirmişti tam da bu sırada:
Engin ufkun çekirdeğinde ya da
aşkımız bir gün uçup giderse aramızdan sevgilim
sırt çantalı bir duman gibibir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz
bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi
istemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güven
kendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam
ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırken
Devamını Oku
sırt çantalı bir duman gibibir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz
bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi
istemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güven
kendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam
ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırken




ne kadar ilginç...gerisini merak ettim...
barışçıl atalarımızın yarını oluşturması gibi..
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta