XC: Kendine bak, kendine! Orda ‘eklem-çam kozalakları’.işte orda.
Gölün üzerinde bu köprüler, dolunay müjdecisi bu eklemler.
(Yılbaşının mı habercisi bu sönük dökütler!
Ki candır feda bir tek kızışa, gelsin otlaya otlaya ama.)
Bir bacak için baldır ile üstünü onun birbirine bağlayan
Ve bak hemencik dolunay çıktı, işte! gökte, yalayan geceyi!
Söyle şu şarkıyı: Gökte yıldız belirmese ya, n’pardı onun Ay’ı?
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları
Devamını Oku
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları




gercekten harıka... her bolumde dusunecek yenı bır sey var... durup dusunmek gerekıyor....dusundurmek ıcın yazılmıs en guzel şiirlerden biri bence.. Bravo! :))
Gökte yıldız belirmese ya,n'apardı onun Ay'ı
Hürmet duyar mıydı kadere ve belirir miydi gece?
.....
fazla batmasın tenine iyilik-otu...
muhteşem!...
hayal mi,gerçek mi,felsefe mi..
hepsi birden...
Teşekkürler...
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta