Abram anlatısına geçmeden önce mit kavramını tarihsel koşullarla değerlendirmek gerekiyor. Bu yazıları lütfen anlam ilişkisini bozmadan; dura dura, paragraf paragraf sindirerek okuyunuz.
Konunun kendi anlayışımıza göre olup olmamasına göre değerlendirir değil de; bilimsel, tarihsel, sosyal, toplumsal ve makro-mikro etkileşimli nesnellik kurallarına göre, gelişen şartların ulam sal ifadeleri ile anlamaya ve değerlendirmeye çalışınız. Bu çalışmayı yazının önemsendiğinden değil de, bir düşünce yazısının icabı halinden ötürü böyle okuyunuz.
Mit (mitoloji) tarihsel olan bir konu olmakla şimdiki anlamalarımıza göre doğru olmayan; işitilen, söylence anlamına gelir. Aslında mitler gerisinde toplumsal ve sosyal gerçekliği kalmamış ifadeler olup; çok kes geçmişin ortak grup hafızası veya insan hafızasıdırlar.
Bu nedenle mitler masal öykü tarzı anlatım gibi gelirler. Halbuki masal ve öykü mitlerin doğru anlaşılamamasından kaynaklı zihin algılı anlatıma dönüşürler. Mitler bidayetinde başka türlü anlam ve gerçekliğe karşılıktırlar.
Kapıya koşuyorum
Gelen sen misin diye
Bir siyah saç görmeyeyim
Yüreğim burkuluyor
Ağlamaklı oluyorum



