Hastalıklı günlerden geçiyoruz Zerya!
Avuç içlerimize işleyen öfkeler,
Göğsümüzde derin yaralar açıyor.
Bir düşünceden başka bir düşünceye,
Gidecek yolumuz yok bu karartıda.
Yarına hangi sokağın önü tutulur?
Hangi burjuva öldürülür anıtların önünde?
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten



