Çok hacıyı gördüm sapkın,
Mekânını yıkma Hacı.
Kimi hırsız, çoğu çapkın,
Mekânını yıkma Hacı.
Mekke, Medine’ye vardın,
Bu dünyaya geldin, ne amel ettin?
Derse Allah, ben ne cevap vereyim?
Hakk’a niyet ettin, şeytana gittin,
Derse Allah, ben ne cevap vereyim?
Müslüman’ım dedin bir saf tutmadın,
Göğsüne bastırıp, kulaklarını,
Toprağa dayayıp, kulaklarını,
Nereden bilecek? Dinlemeyenler,
Anadoluluyu, Anadolu’yu;
Bileği Fırat’tır, kafası Dicle,
Kalbi Kızılırmak, kanı Sakarya.
Tevhit eyle çıkma hakkın yolundan
Hayır gelmez yalan dünya malından
Kim kurtulmuş, Azrail’in elinden?
Bütün dünya senin olsa ne fayda.
Nuh tufanı gibi aksa göz yaşın
Benim dediklerin hep bir emanet,
Sahibine karşı, etme ihanet,
Her yol, son durağa varır nihayet,
Ölüm acısını tadarsın bir gün.
Ölüm bir geçittir, gelecek başa,
Bir sabah saçlarını okşayıp rüzgar
İzlerini sürüp gidecek bu yaz
Ve güneş aynaya baktığında
Çizgilerden yeni bir yüz görecek,
Üzülerek biraz..
Yok olmaz erken daha,
Biraz geç kalın ne olur
Hiç hazır değilim henüz..
Ne olur baharlarımı bırakın bir süre daha..
Tanıdık değil bana güz..
Yok olamaz dur dur gidemezsin
Gözlerimin rengi dur..
Bulutlara dönemezsin.
Yok alamazsın beni deli zaman..
Dur ömrüme o kurşuni renkleri süremezsin
Yok olamaz erken daha biraz geç kalın ne olur
Hazır değilim henüz..
Be olur baharlarımı bırakın bir süre daha
Tanıdık değil bana güz...
Beklenen yolcu geldi, şükür gözümüz aydın
İlgi şefkate muhtaç, yüreği kıpır kıpır,
Lav gibi içimizden fışkırıyor sevgimiz,
Gözleri ışıl ışıl bir umudun ummanı,
Evimize neşe geldi, bitimsiz.
Kayıp ettik ataları,
Düşünürsek öteleri,
Kabir alay kıtaları,
Sevk eyledik gelen hani?
Biz kırklardan içtik dolu,
Bir yarım seninle gidiyor gibi
Özledim ağladım bir zaman ama
Bir geçmişi inkâr ediyor gibi
Yeniden başladım kaldığım yerden.
Ben karanlığımın Sibirya’sından
Pınar dolu dağı, taşı
Susuzluktan börter bir gün.
Hakka ait bülbül kuşu,
Cennetin de öter bir gün.
Şahin gezer, avı bulur,
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!