Şimdi nasıl yazayım bizim Gevaş’ı,
Gidip görmek gerek, anlatmak kolay.
Lezzeti şahane Gevi ananın aşı,
Gidip tatmak gerek, hem yazmak kolay.
Yaz aylarında giyer yeşil fistanı,
Yaşı ilerlemişti er kişinin kendisi
Yoran zaman der, hâlbuki tam tersi.
Her attığı adımda bir pay ölçer nefsi,
Canı bir emanetti, oysa sahip çıkmadı.
Ne güzel koşardık tuzlu yollardan,
Toplanma alanı köydeki meydan.
Bıkmazdık, usanmazdık oyundan;
Çocukluğum geldi, ah şimdi aklıma.
Kerpiç kokan evlerde hatıralar asılı,
Günahlarım çok, yüzüm kara; utanırım
Kalbimde kara leke, nasıl aklanırım?
Yüce Rabbim, mağfiretine sığınırım
Cürmüm ile yol kat etmem, bilirim
Hatırımda Allah zikri eksilmez hiç
İyilik bekleme kimseden — menfaat çağı,
Fitne çepeçevre sarmış her evi ocağı.
Şimdi hüküm sürenler birer Z kuşağı,
Dünya dönüyor, lakin sessiz sadasız.
Gökyüzünde bulutlar dağılır bir bir,
Mahlukatın en şereflisi insan
Hesabın mahşerde çetin olacak
Gaflet uykusundaki Müslüman
Hesabın mahşerde çetin olacak
Bir zamanlar pencere boyuna yağardı kâr,
Atlardık damlarda üzerine, eylerdik havar.
Bugün o koca dağlarda sadece toz var...
İklim mi bozuldu, yoksa insan mı bilmem.
Vururken sahile gölde dalgalar
İnci asla değil, hele mercanlar
Van balığını hiç tanımayanlar
İnci kefal derler, öyle geçerler
Sodalı sularda çekilen çile
Gönlüme ne zaman gelir bahar
Kâbe’nin gölgesi düştü ruhuma
Daha çok merâmım apaçık izhâr
Kâbe’nin gölgesi düştü ruhuma
Geceler upuzun, gündüzleri yok
Güneş doğmadan uyanan kadınlar nerede
Şimdi otomatik her şey, konfor var evde
Çamaşır yıkamak da tarihe karıştı derede
Şimdi otomatik her şey, konfor var evde
Çeşme başlarında, omuzlarda su testisi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!