Her şey bir çember içinde,
Sevindikçe büyüyen
Üzüldükçe derinleşen
Çember senin ama
Ne girene müdahalen mümkün,
Ne de gidene çırpınışın kifayetsiz
Ölüm;
Hangi mevsimde yeşereceği
Bilinmemek üzere
Toprağa ekilen beyaz tohum
Bazen,
Birisini sevmek
Ona karşı duyulan sevgi
Sis içinden çıkan, güzel bir manzaraya benzer
Farkında olmadan yavaş yavaş
Dokunmasaydım beyaz bulut gibi yüreğine
Belki o zaman dolu yağmazdı üzerime
Benden sana kalan,
Kötü dediğin, ben ve bir avuç anı
Bozulmuş siyah geceler belki de
Bahtiyar;
Yaratanda affeder demişsin yazında
Yarattığı kim ki affetmesin!
Değer verdiğin birinin acı sözleri
Affedilsin, affedilsin de
Ya bıraktığı iz kazınmışsa göz bebeğine!
Sonu ne olursa olsun
Siyah, beyaz veya renkli
En usta ressamda bile Kötü
Ayrılığın resmi
Sözleri kim yazarsa yazsın
İnsanları menfaatler kelepçelemiş
Zindanları, ihanetle kardeş
Sözleri yalanla sözleşmiş, çirkinleşmiş
Akıl ve mantık verilen tek, canlıya
İnsanlık soğumuş, çürümüş
Her tarafım insan dolu
Ben yalnızım yokluğunda
Gece tek başına kalmış
Çaresiz yıldızım
Kendisini dahi ışıtamayan
Susmuşken gecenin ortasında herşey
Donarım sensizliğin soğuğunda
Düşünürüm geçmiş zamanı
Dalarım karanlığa izin almadan
Takip ederim aheste çekilen küreklerle
Sıkıldım...
Sürekli nefes almaktan
Gündüz uyanık olmaktan, gece uyumaktan
Sevinip daha sonra üzülmekten
Yüzü olmayan insanları görmekten
YÜREĞİNE SAĞLIK UZUN BİR MUDDET BURDA OLMAYACAIM GELDİĞİMDE BUMAK DİLEĞİMLE SAYGILAR NAZLI