İlk orta ve lise öğrenimini Şanlıurfa'da üniversite egitimini İnönü üniversitesi sosyal bilgiler öğretmenliği bölümünde okudu
Denizler kurumuş çöller su altı
Herkes yiyor her türlü haltı
Kafalar uçmuş bilinç karartı
Âlemin yüzünden yüzünden
O ürkek karamsar çocuk büyüdü
Gökte kayan yıldıza uzattım ellerimi
Belki o bilir karanlık hallerimi
Yıldız ışıldadi kaydı elimden
O da herkes gibi terk etti beni
Tan vaktinde güneşi gördüm
Bir sevdaki başımdaki
Dillerimi lal eyledi
Türlü derde düçar oldum
Acıları bal eyledi
Sıralandık dizi dizi
Ayıplama gönül herkes sen değil
Hal bilenle hal bilmez elbet denk değil
Kimi bülbül iken kimi kargadir
İşittiğin ses hep ahenk değil
Yol alırız iklim iklim
Yine bir kış her taraf ayaz
Ova beyaz tepe beyaz dağ beyaz
Ağaçlar bile giydi kefeni
Kökü beyaz dalı beyaz yaprağı beyaz
Tane tane yağdı kar yerin üstüne
Kalbimize ümit deryaları savrulmadi bizim.
Ana, baba ,kardeş... cümbür cemaat ürkütüldük.
Yaşarken anı ,ebedi arar olduk.
Dün çocuktuk.
Öyle bir hal geldi başa
Bir kanatsiz kuşa döndüm
Kanatsız kuş ola mı ki
Bir acayip hale döndüm
Alnındaki her iz ayrı bir keder
İyiyi senden bil, kötüyse kader
Herseyin sonu hüsranla bitmez
İnsanın en büyük engeli kendisi meğer
Ne geldiyse başa kendimden geldi
Kanla yazılan zaferlerin
Kan rengi açar çiçekleri
Mahcubiyet bir gencin kızaran yanaklarında kaldı
Şimdi ise gülüyor ,vursan yüze gerçekleri
İnsan dediğin eli sıkı değil ağzı sıkı olmalı
Karı olsam yüce dağın
Yagsam dursam darmadağın
Tane tane yere düşsem
Sarar mı beni toprağın
Bir taneden bin parçaya
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!