..................................................bir hayır duasına başlayarak bitirdin sözlerini…
bağlandı postal…
her eylülde, dallarında çiçekleriyle açıldı
annem göğü taşır, ben sözlerini ölülerin
yaratıldım, bilirim baştan başa gözlerini gecelerin
ellerim dağıtır nasılları, koynuna girmeden kitapların
insanım ben, uyurum dallarına sarılarak
büyük bir günahın
su dilli leyleklere eski yağmurlarını getirecek
çocukluğumun tekerlemeleri
matineler, tirenler ve gıri aydınlığıyla ankara
bağlanarak gecesinden gecesinden
verem savaş dispanserleri, kanser araştırma merkezleri
“evet yazılmıştır, evet görülmüş
dönerek dallarında söğütlerin mahfil mahfil
karanlığına ant içerek gecenin, varılmıştır”
(Ölmüş Serçeler Destanlaması, Bab-ı Hazan)
omuzlarında yanan ateşi körükler izzetiyle
gözlerinde emr-i bil maruf kuşları
portakal mevsimine uçar elleri
körlük aptallığın senedine yazılmış tarihtir
şaklar kırbacı şırak şırak şırak
işte şu bahar
ki ellerini yıkayarak çıkıyorsun insanlardan
kabasaba sabahlardan...
esirgeyerek saçlarını gözlerine siyahi tutkallar çalıyorsun
'ellerine kan sürülmüş babaları görmek ürkütmez bir ölüyü'
yeni yüklendi tozları raflar…
akşamı elleriyle kapatan çocuğun kâkülü olmaz!
sorulmaz bir çobana fildişi kuleler…
......................................................geçerken görülen basitlik....
sana yolluyorum tekrardan mektupları
yine yak yine ağla Begonia
ankara kalesinin kuytu, uğranılmayan köşesinde
sensizliği taşlara kazıyorum
bugün!
işte şimdi!
anla be kardeşim bugün!
sudan'da yüz seksen yedi tebessüm




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!