AB-I HAYAT'A İNEN YOL
İnsan ne ile yaşar?
Tolstoy’dan önce de soruldu,
yüz kırk yıl sonra da…
Soru gibi,
cevabı da hep aynıydı.
Peki ya değişen neydi?
İnsan;
fazlalıklarından arınmış,
bulutlar kadar hafif,
kuşlar kadar özgür
olmakla yaşar.
Fazla bir nem bile,
ağırlaştırılmış müebbet gibi
yağar yerin dibine, dibine…
Hücreden hücreye geçe geçe iner;
ta ki özündeki saflığa ulaşana dek.
Dinginleşir,
mineralce zenginleşir.
Sesiyle,
tadıyla,
rengiyle erişir kemâle.
Sonra
fışkırır toprağın bağrından
ab-ı hayat…
İstanbul, 26.07.2024 - 13:00
Muhammed Bozbey
Kayıt Tarihi : 3.1.2026 15:42:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Adam, dağın yamacında durup yerin altından gelen su sesini dinledi. Yukarıdan bakıldığında her şey berraktı; fakat hayat, asıl berraklığını aşağıya indikçe kazanıyordu. Su, hafif olmak için düşmüyor; arınmak için ağırlaşıyordu. Toprağın katmanlarından geçerken her fazlalığını bırakıyor, her inişte biraz daha susuyordu. Sabırla süzülüyor, bekliyor, dinleniyor; sonunda sesini, rengini ve tadını buluyordu. Adam o an anladı: İnsan da su gibiydi. Yükselmek için değil, kemâle ermek için inmeli; fazlalıklarını geride bırakmalıydı.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!