A. Sınıf Tiyatrosu Kısa Oyunlar 32 Düny ...

Fevzi Günenç
551

ŞİİR


3

TAKİPÇİ

A. Sınıf Tiyatrosu Kısa Oyunlar 32 Dünyanın Bütün Çiçekleri

A. Sınıf Tiyatrosu Kısa Oyunlar 32
Dünyanın Bütün Çiçekleri
(İlköğretim Haftası, 24 Kasım Öğretmenler Günü)

ŞİİR: CEYHUN ATUF KANSU
OYUNLAŞTIRAN: FEVZİ GÜNENÇ

(Bu Oyunu Oynamak isteyenler toprağı bol olası, ışıklar içinde yatası Ceyhun Atuf Kansu ustamızın ailesinden izin almalıdırlar. (Işık Kansu: Cumhuriyet Gazetesi Ankara Bürosu)

OYUNUN KİŞİLERİ:

BİR SES
ŞEFİK SINIĞ: (Köy Öğretmeni)
ÇİĞDEM:
HAŞHAŞ ÇİÇEĞİ:
FESLEĞEN:
HATMİ:
ÇOBAN YASTIĞI:
PEYGAMBER ÇİÇEĞİ:
ISPARTA GÜLÜ:
KEKİK POLATLI KIRLARININ ÇİÇEĞİ
KELEBEK ÇİÇEĞİ:
KOPDAĞI GÖÇMENİ ÇİÇEK:
ADAÇAYI; YÖRÜKLER YAYLASI ÇİÇEĞİ
KARDELEN; TOROS YAMAÇLARININ ÇİÇEĞİ
PAPATYA; MUŞ OVASI ÇİÇEĞİ:
DAĞ LALESİ; AĞRI ETEĞİ ÇİÇEĞİ:
GELİNCİK; EĞİN TÜRKÜLERİNİN ÇİÇEĞİ:

gül resmi

fesleğen resmi

ORTAM: Bir köy okulunun sınıf odası.
DEKOR: Yoksul bir köy okulu sınıfında bulunabilecek şeyler. Karatahta,
sıralar, öğretmen masası. Öğretmen masasında bir vazo, vazoda çeşitli kır çiçekleri. Sınıfın duvarlarından biri yıkıktır.

ÇOCUKLARDAN BİRİ KÜÇÜK ÇAN BİÇİMİNDEKİ ZİLİ SALLAYARAK ÇALAR.
ÇOCUKLAR İTİŞEREK SINIFTAN ÇIKAR. ÖĞRETMEN: (Kovadan malayla aldığı harcı kullandıktan sonra yerden kucakladığı bir briketi duvarın yıkılmış olan yerine yerleştirir. Yama yerine malayla sıva yapar.)
MEHMET: (Öğretmene yaklaşır) Size yardım edebilir miyim öğretmenim?
ÖĞRETMEN: Çocuklar teneffüste oyun oynar. Haydi sen de arkadaşlarına katıl Mehmet.
MEHMET: Ama her şeyi siz yapıyorsunuz öğretmenim. Çok yoruluyorsunuz. Yazık değil mi size?
ÖĞRETMEN: (Mehmet’in saçlarını okşar) Sizin yorulmanız beni daha çok yorar. Siz oynayıp neşelendikçe mutlu olurum ben de.
MEHMET (Öğretmenine yardım edemediği için üzgün ayrılır.)
EFEKT: Bir cam şangırtısı.
ÖĞRETMEN: (Refleksle sesin geldiği yana bakar. Gülümseyerek başını sallar.)
AYŞE: (Koşarak girer) Öğretmenim…
ÖĞRETMEN: Söyle bakalım Ayşecik.
AYŞE: Öğretmenim Ali camı kırdı.
ÖĞRETMEN: Güzelim, Ayşe çiçeğim… Ben size arkadaşlarınızı fitlemeyi mi öğrettim?
AYŞE: Ama öğretmenim yazık değil mi okulumuza?
ÖĞRETMEN: Zarar yok küçüğüm. Ben onarırım şimdi onu. Biz ne güne duruyoruz burada. Siz oyununuza bakın. Oynayıp eğlenmeye bakın. Siz bozacaksınız, biz yapacağız. Bizim işimiz bu…

BİR SES: (Ceyhun Atuf Kansu’nun Dünyanın Bütün Çiçekleri” şiirini okur.)
EFEKT: Rüzgar sesi.

BÜTÜN ÇİÇEKLER: (Rüzgârın ritmine uyarak kimi zaman yavaş kimi zaman hızlı, sağa sola salınarak yalınayak dans ederler. Hepsi sahne içinde gidip gelirler.

ÖĞRETMEN: Gülümseyerek, gururla çiçeklerin dans edişini izler.

EFEKT: Ansızın rüzgâr sesi çatırtılara neden olur. Okul duvarı yıkılır. Öğretmen duvarın altında kalır.

ÇİÇEKLER: TELAŞA KAPILIR, KORKUYLA ÇIĞLIKLAR ATARLAR. SONRA ÖĞRETMENİN YARDIMINA KOŞARLAR. ONU DUVARIN ALTINDAN KURTARMAYA ÇALIŞIRLAR. AMA BUNU BİR TÜRLÜ BAŞARAMAZLAR.
NE YAPACAKLARINI BİLEMEZ BİR HALDE TELAŞLA SAHNENİN İÇİNE DAĞILIRLAR.
ÖĞRETMEN: (İnler…)
Bana çiçek getirin, dünyanın bütün çiçeklerini buraya getirin!

ÇİÇEKLER, “ŞİMDİ NE YAPACAĞIZ? .. NE OLACAK ŞİMDİ? ..” DERCESİNE MİMİKLERLE BİRBİRLERİNİ İZLEYEREK ÖĞRETMENİN ÇEVRESİNDE ÇARESİZ DOLAŞIP DURURLAR.

BİR SES:
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
Bütün çiçeklerini getirin buraya,
Öğrencilerimi getirin, getirin buraya,

ÇİÇEKLER, AĞIT YAKARCASINA İNİLTİLİ SESLER ÇIKARTARAK BOYUNLARINI BÜKER, HER BİRİ SAHNENİN BİR KÖŞESİNDE DİZ ÇÖKEREK OTURUR.
BİR SES:
Kaya diplerinde açmış çiğdemlere benzer
Bütün köy çocuklarını getirin buraya,
Son bir ders vereceğim onlara,
Son şarkımı söyleyeceğim,
Getirin, getirin.. Ve sonra öleceğim.

ÇİÇEKLER YERLERİNDEN DOĞRULUR, EFEKTTEKİ RÜZGAR SESİNE UYUMLA SALINARAK ÖĞRETMENİN YANINA GELİRLER.

BİR SES:
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Kır ve dağ çiçeklerini istiyorum,
Kaderleri bana benzeyen,
Yalnızlıkta açarlar, kimse bilmez onları
Geniş ovalarda kaybolur kokuları..
Yurdumun sevgili ve adsız çiçekleri
Hepinizi, hepinizi istiyorum, gelin görün beni,
Toprağı nasıl örterseniz öylece örtün beni.

ÇİÇEKLER, ÖĞRETMENİN ÜZERİNE EĞİLİR, HAREKETSİZ KALIR.
BİR SES:
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Afyon ovasında açan haşhaş çiçeklerini
Bacımın suladığı fesleğenleri,
Köy çiçeklerinin hepsini, hepsini,
Avluların pembe entarili hatmisini,
Çoban yastığını,
peygamber çiçeğini de unutmayın,
Aman Isparta güllerini de unutmayın
Hepsini,
hepsini bir anda koklamak istiyorum.
Getirin, dünyanın bütün çiçeklerini istiyorum.

ÇİÇEKLER SAHNENİN ORTASINDA HALKA OLURLAR.
ORTADA SIRAYLA HAŞHAŞ, FESLEĞEN, HATMİ, ÇOBAN YASTIĞI, ISPARTA GÜLÜ ORTADA YERE ÇÖKER;

ÖBÜRLERİ ONLARIN ÇEVRESİNDE SALINARAK AĞIR HAREKETLERLE DANS EDER.
MÜZİK HÜZÜNLE DEVAM EDER.
EFEKT RÜZGAR SESİNİ VERMEYİ SÜRDÜRÜR.

BİR SES:
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Ben köy öğretmeniyim, bir bahçıvanım,
Ben bir bahçe suluyordum, gönlümden,
Kimse bilmez, kimse anlamaz dilimden,
Ne güller fışkırır çilelerimden,
Kandır, hayattır, emektir benim güllerim,
Korkmadım, korkmuyorum ölümden,
Siz çiçek getirin yalnız, çiçek getirin.

ÇİÇEKLER AĞLAR, GÖZYAŞLARINI PARMAKLARIYLA SİLERLER. ELLERİNİ YÜZLERİNE KAPATARAK HIÇKIRIRLAR.

BİR SES:
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Baharda Polatlı kırlarında açan,
Güz geldi mi Kopdağı'na göçen,
Yörükler yaylasında Toroslar'da eğleşen,
Muş ovasından, Ağrı eteğinden,
Gücenmesin bütün yurt bahçelerinden
Çiçek getirin, çiçek getirin, örtün beni,
Eğin türkülerinin içine gömün beni.

ÇİÇEKLERİN HEPSİ SAHNE İÇİNDE DÖNENİRKEN,
KOŞARAK GELİRLER,
ÖĞRETMENİN ÜZERİNE KAPANIRLAR.
SES:
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
En güzellerini saymadım çiçeklerin,
Çocukları, öğrencileri istiyorum.
Yalnız ve çileli hayatımın çiçeklerini,
Köy okullarında açan, gizli ve sessiz,
O bakımsız, ama kokusu eşsiz çiçek.
Kimse bilmeyecek, seni beni kimse bilmeyecek,
Seni beni yalnızlık örtecek, yalnızlık örtecek.


çoban yastığı
ÇİÇEKLER YENİDEN DOĞRULUR,
AĞLAYARAK DANS EDER, GÖZ YAŞLARINI PARMAKLARIYLA KURULAR, HIÇKIRARAK YÜZLERİNİ ELLERİYLE KAPATIRLAR.
SES:
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Ben mezarsız yaşamayı diliyorum,
Ölmemek istiyorum, yaşamak istiyorum,
Yetiştirdiğim bahçe yarıda kalmasın,
Tarumar olmasın istiyorum, perişan olmasın,
Beni bilse bilse çiçekler bilir, dostlarım,
Niçin yaşadığımı ben onlara söyledim,
Çiçeklerde açar benim gizli arzularım.

Kenger (sakız çiçeği)
ÖĞRETMEN KOLLARINI AÇAR, ÇİÇEKLERİ KUCAKLAR, HAREKETSİZ KALIR. MÜZİK: HÜZÜNLE SÜRER, SONRA ANSIZIN KESİLİR. EFEKT: RÜZGAR DEVAM ETMEKTEDİR.
SES:Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Okulun duvarı çöktü altında kaldım,
Ama ben dünya üstündeyim, toprakta,
Yaz kış bir şey söyleyen toprakta,
Çile çektim, yalnız kaldım, ama yaşadım,
Yurdumun çiçeklenmesi için daima yaşadım,
Bilir bunu bahçeler, kayalar, köyler bilir.
Şimdi sustum, örtün beni, yatırın buraya,
Dünyanın bütün çiçeklerini getirin buraya...
BİTTİ

Oyunu sahneleyecek olursanız her halde bana de bir merhaba, dersiniz: FEVZİ GÜNENÇ
fev27mynet.com
0505 553 47 44

Fevzi Günenç
Kayıt Tarihi : 8.8.2010 15:08:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!

Fevzi Günenç