9-Öykü-Ustaki Pus Karanfilin Yolu Sancıl ...

Vedat Koparan
683

ŞİİR


5

TAKİPÇİ

9-Öykü-Ustaki Pus Karanfilin Yolu Sancılı Uzundur

Nehirlerin Akışında Zaman

(Sabah Güne Gül Gülüşler Düşüren Bir Irmak Akışın Su Yatağını Arayan
Ki Sen Bir Su Deryası Yaşam Kaynağısın Vahada Kalmışlığıma Derman)

Yıl 1973’ler Türkiye’si İspanyol paça moda sen dönmeden o döner köşeyi, saçlar uzun ayakkabılar yüksek ökçe –yumurta topuk sivri burun hani külhan mı külhan zaman öyle pek yaman.
Yer Taksim -Beyoğlu’nun arka sokakları mevsim bahar bitimi yaz başlangıcı bir gece iki genç arkadaş balo sokağında eşekçi Şefiğin kahvehanesinden çorbacıya gitmek için sözleşerek kahvehaneden çıkarlar saat on iki sularını göstermektedir.
Gençlerden biri yaşına göre daha kalıplı ve havalı bir o kadar bıçkın görünümlü nede olsa abisi o sokakta ismi anılan sayılandır namı diyar kabadayıdır,diğer genç daha minyon yaşına göre küçük çelimsiz görünümlü.yaşları yeni tüyleri bitmekte olan delikanlılar palazlanan bir ördek gibidirler o gece yolunu bulmuşlar yeni kazlar sayesinde o gününde kayıntısını sağlamışlardı nede olsa buralar bitirimlerden sorulurdu.güle oynaya Abanoz sokağının arka sokağından Sinepop sinemasının sokağına gelip Taksim İstiklal caddesine varırlar,karşı kaldırıma geçerler o esnada iki bayan biri genç diğeri daha yaşlıca yanlarından geçerlerken arkalarında üç kelli felli göbekli orta yaşlarda adam görürler adamlardan biri yaşlıca bayana tekme ile vurur o esnada bıçkın genç Ligorin horozu gibi başını ileri doğru uzatıp tekme savuran adama bakar bunu fark eden adam ne bakıyorsun ulan diye hışımla bizim bıçkına bir silme tokat patlatır tokadı yiyen genç anında kaybolur,tıfıl genç şaşkın bakar ava aval ve adama sen arkadaşıma niye vurdun o sana ne yaptı ayrıca yolda kendi halinde giden bir bayana da vurdun senin zorun derdin ne diye konuşur bu konuşma karşısında yalpalayarak yürüyen adam (belli ki alkollüdür de) ne diyon lann fırıldak diye bağırır bizim tıfıl gencin üzerine yürür genç durur mu geldiği istikamete bir deparla karşıya geçip Sinepop sinema sokağına dalar hafif ardına döner bakar tam arkasındadır adam üzerine hamle yapmaktadır yere bir siner adam üzerinden yere düşer (aramızda kalsın hani bu çelimsiz yeni yetme genç karate-judo bilmekte birkaç kişiye öyle kolay lokma olmayacak biridir de) öylece bakar aklından şuna bir tekme geçirsem nasıl olur der neyse diye vazgeçer normal adımla abanoz sokağına yönelir az ilerde balo sokağı olduğundan kahveye kolayca gideceğini düşünür o esnada üç adam ardında bağırarak tutun yakalayın kadına parmak attı ben polisim naraları atmaktadır, gencimizin karşısında iki bekçi bitiverir ohh der içinden iyi tanıdıkta bekçiler geldi bu adileri şimdi saf dışı ederim diye düşünürken bekçiye kolunu doğru uzatıp abi bak şunlara terbiyesizlik yapıyorlar yalan söylüyorlar dediği anda bekçi kolunu kavrar büker ters döner öylece kalır başlar söylenmeye adamlar yakınlaşmaktadır o esnada arkadaşını duvar dibinde görür bekçiye söylenir bırak kolumu adamlar yanlış yaptı sen bana nasıl davranıyorsun diye bağırır o sırada otelden 30 yaşlarında babayiğit bir genç çıkar basar narayı bırak ulan bekçi bırak çocuğun kolunu gelirsem oraya kolunu veririm koluna diye söylenir ardından ulan itler ufacık çocuğa mı kaldınız saldıracak, adi pezevenkler birde polisim diyorsun, şerefsizler sizi diye çıkışır üç adama, birine bir tekme atar defolun gidin üçünüzü de sererim buraya diyerek üçüne de verir veriştirir sözü arada bir iki yumruk sallar vurur kovalar adamları.bize doğru gelir bekçiye çıkışır defol sende gözüme gözükme bekçi mekçi dinlemem karartırım dünyanı der bekçi tıfıl gencin kolunu bırakır o esnada genç hırsından ada vapuru kalkışıyla acı acı kesik bir hüzündür dolanır boğazına ağrına gitmiştir bu yaşadıkları başlar ağlamaya bu mert ağabeye çok teşekkür eder mert ağabey başını okşar sıkma canını hadi ağlama gencim toparla kendini der ve toka yapıp elini sıkar oradan ayrılır. Arkadaşı yanında bitiverir tüm bu olanları izlemiş hiçbir girişimde bulunmamıştır ona da içerler sen nasıl arkadaşsın bir tokatta vınladın sattın ve izledin durdun ya adamlarda kafa zaten kıyak içkililer ne içtikleri de kim bilir nedir,birde silah olaydı yada bıçak, taksalardı bana yazıklar olsun sana diyerek öfkesini arkadaşına söyler,birde kabadayı özentisi geçinirsin haybeci var mı delikanlılık raconunda arkadaş satmak, yarı yolda bırakmak seni gidi diyerek kahveye gelirler…

Bitmedi...

Vedat Koparan 05.02.2006

Vedat Koparan
Kayıt Tarihi : 7.2.2006 10:47:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!

Vedat Koparan