Yeni, Eskiyi Gecendir
Eskiyi gecemeyen yeni, yeni degildir.
Yeni olmak isteyen, eskiyi gecmelidir.
Berlin, 24 Mart 2006.
..
Bende bu sevdâ var iken, sen yine mestâne gönül
Aşkla dolup anbean oldun bana dostâne gönül
Loş geceler aydın olur, hep yüreğim neş'e bulur
Gökteki mehtaptır o cânan ki ne şâhâne gönül
(Müf te i lün / Müf te i lün / Müf te i lün / Müf te i lün)
..
12 MART
42 yaşında bir urganım ben
lanetle sallanan darın ucunda,
Ruhunu satmış bir generalim
erini kurşunlatan kendi yurdunda!
..
Ben Biliyorum
Sen söylemesen de ben biliyorum, nereden gelip nereye gittiğini senin.
Gençlikten ihtiyarlığa, ihtiyarlıktan kabre, kabirden de mahşeredir seferin.
Berlin, 11 Mart 2012.
..
Belki Türk, belki de Kürt, Arnavut ya da Laz'ım
Bana ırktan ziyade, hep müslümanlık lâzım
Mart/2017
..
Ayaklar
Prangalı
Bilekte kelepçe
Ziverbey’de işkence
12 mart
Türkiye
..
O, çok bağışlayan çok da sevendir
Sevilmeye lâyık pek hoş yârendir
Sev sevebildiğin kadar sen Hakk'ı
O, dikensiz al al olmuş güldendir
(30 Mart 2008/ İstanbul)
..
Müslümanlığı Olamaz
Allaha inancın isbatı ve kulluğun ilânıdır namaz.
Bu isbat ve ilânı olmayanın, müslümanlığı olamaz.
Berlin, 19 Mart 2012.
..
Türkiyelilerindir Türkiye
Yalnız Türklerin değil, Türk olmayanların da vatanıdır, Türkiye.
Kabul edip diyelim öyle ise: Türkiyelilerindir Türkiye!
Berlin, 31 Mart 2013.
..
Böyle olur
her defasında...
Böyle olur
her kaybedişimde...
......
(mart, 2004)
..
Ağlıyormuşsun bazen, kimseye duyurmadan,
Gün olur işte böyle, döner tersine devran.
Nasılmış ey sevgili, kasılıp kibirlenmek,
Hani sen ağlamazdın, ağlatırdın her zaman;
9 Mart 1988-Çarşamba/ Ankara
..
Bir gül ki o, koklandıkça kokuyor,
Sakındıkça dikenleri batıyor.
..................................................
..
Gecmi$te Biz
Ah neydik biz neydik biz,
Diriltici solukduk biz.
Üc kit'ada at oynatir,
A$ilmazi a$ardik biz.
..
Kadın... Üretkenliğin sembolü, yaratıcılığın izdüşümü gibi tabiatta kendine düşen pay olarak. Toprakanası insanların. İçinde geleceği taşıyan insanın beden bulduğu beden. Pek çok yerde eksik etek denmiş olan öte yandan. Gerek toplumsal rollerde, gerek aile içi konumda üstüne en çok gidilen yarısı insanın. Çağlar boyunca kendini ortaya koyma konusunda zorlanan. O eksik(!) eteğinde biriktirdiği sözleri dışa vurmada en kırılgan olan. Söylediğinde erkeğe göre çok daha fazla bedel ödemesi gereken peşin peşin çünkü.
Duyargaları yüksek olmanın sonucunu yaşadıklarında katmerlenerek içinde taşıması gerekmiş hep kadının. Hemcinsine bile kendini anlatmakta sansürler koymuş aslında, belki anlatmaktan da önce kendini anlamak için düşünme safhasında kendisi kurmuş hatta kilitlerini. Çünkü ailenin namusu olmuş sevdası. Cinselliği aileyi de aşıp mahallenin, köyün ayıbı. Savaşlarda çocuklarla birlikte acıdan en büyük dilim düşmüş payına. Günlük yaşamda ise evde tencereyi kaynatan olmanın yanı sıra artık o tencereyi dolduracak malzemenin de peşine düşmüş, gelinen ekonomik koşullarda. Elbette kendi boğazından geçecek lokmayı kendi alın ya da beyin terinden geçirmesi sağlıklı olan şekil, ancak söylemeye çalıştığım şu ki; bu ona cılız da olsa ev içinde iş bölümü talep edebilmesini sağlamışsa da bunda başarılı olması zor olduğu gibi, iş yerinde de onunla aynı emeği gösteren erkeklerle aynı ücreti talep etme çabaları hep zorlu olmuş tarih sürecinde. Diğer yandan gün geçtikçe fizikselliği öne sürülmüş pek çok yaşam alanında. Satış aşamasında, bir ürünü tanıtırken eşantiyon kabilinden yanda gülümsemesi istenmiş, estetik bir şekilde bacaklarını da göstermesi tercih edilerek.
Kadın üretken olduğu kadar direngendir aslında.Tarihe baktığımızda; için için direnmiş bu dayatma biçimlere. Gün gelmiş halka açık bir toplantıda konuşmak için kendisine sıra geldiğinde sesini zorlukla yükseltebilip, sonra konuşmaktan vazgeçmişken 1889’da II. Enternasyonal’in kuruluş kongresinde ismi okunduğunda bu korkuyu yenerek başlangıçta tutuk, sonra gittikçe kendisinden daha emin ve daha akıcı bir dille ilk büyük konuşmasını yapmış kadın. Paris Kongresi’ndeki bu konuşma, sadece Clara Zetkin’in ilk büyük konuşması değil, uluslararası bir topluluk önünde cinsinin eşitlik hakları için savaş veren ve Kadın ve Sosyalizm konusunu gündeme getiren bir kadının tarihteki ilk konuşması.
Yaşam koşulları ile savaşırken bir yandan da kadının sözcüsü olmuş zaman içinde Hayatın her alanında savaşmak istiyorum diyen Clara Zetkin. Stuttgart’a yerleşip “Özgürlük” isimli bir dergi kurmuş. Orada kadının ezilmişliğini sergilemiş yaşadığı topluma. Öyle ki 1907’de sosyalist kadınların ilk uluslarası toplantısında kendisi uluslar arası sekreter, dergisi ise uluslar arası yayın organı olarak belirlenmiş ve bu toplantıların ikincisinde (1910) her yıl uluslar arası bir kadın günü kutlanması kararlaştırılmış. 1911’de Amerika’da Triangel yangınında yüz kırk kadın işçi can vermiş. 1917’de Rus işçi kadınların ekmek ve barış için yaptıkları grev 8 mart tarihinde olduğu için Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün bu tarih olması netleşmiş. Ve en son 1977’de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda 8 Mart Dünya Kadın Hakları Günü olarak kabul edilmiş.
..
Yeni bir şarkı gibi değil,
Eski bir şarkı gibi dinle beni.
Gözlerin dalıp gitsin,
Anla beni....
9.MART.1993
..
2007 Mart ayında Yayınlanacak olan ' Turuncu Antoloji 2007' için ön kayıtlar başlamıştır. Şiirleriniz en geç 28 Şubat 2007 tarihine kadar bize ulaştırılmalıdır.
Radyo Turuncu üyelerinden katılım ücreti alınmayacaktır. Bu nedenle yapmanız gereken tek şey www.radyoturuncu.com sitesine üyelik yapmanız ve seçmiş olduğunuz rumuz(nickname) ile birlikte şiirlerinizi göndermeniz.
Her üyemiz için 2 sayfa ayrılmıştır. İsteyen üyemiz 2 sayfa hakkını, 2 şiir göndererek ya da 1 şiir, 1 özgeçmiş göndererek kullanabilir. Tercih Üyelere aittir.Gönderilen şiirler Turuncu Editörlerince değerlendirilecek uygun olanlar Antolojide yayınlanacaktır.(Şiirler; Ahlaki, siyasi, etnik vs. içerik taşımayacaktır ve yayınlama hakkı Malcan Ajans ve Radyo Turuncu'ya aittir.)
Ön Müracaatların; [email protected] adresine mail yoluyla yapılması ve sitede kullanılan rumuzun mutlaka belirtilmesi rica olunur.
..
Yıl 1915,
Günlerden 18 Mart,
Bugün hava yine çok sıcaktı,
Buna rağmen, savaş sürmekteydi.
Ordumuz var gücü ile savaşmaktaydı.
Sıcaktan da hiç bunalmamaktaydı.
Çünkü onlar Türk oğlu Türk’tü,
..
Girersin Cennete
Her insanın kefeni, tabutu ve mezarı hazırdır gelecekte.
Doldurduysan onlara iman, İslâm ve ibadet; gidersin cennete.
Berlin, 16 Mart 2013.
..
Kötülükcülerin Inanisi
Iyilikci olun, iyilik üretin ey insanlar!
Kötülükcü olanlarin inanisi olur battal.
---------------
Battal: Bâtil, gecersiz.
..
Yaşıyabilirsin Ancak
Sen değilsin şu dünya ve evrenin sahibi; yaşıyamazsın bu yüzden keyfince.
Ev Sahibi'ni tanımalısın öyleyse; yaşıyabilirsin ancak O'nun izniyle.
Berlin, 4 Mart 2013.
..



