Bir güzel gördü şu iki göz, durmadı nefsi,
Bir kelâm duydu şu iki kulak, eyledi bin kesri.
Açtı gönül kapını, bize ne gerek tesfirî?
Şii, Sünni, Alevi, yetmezse çoğalt binlerce molla-î hârabeyi,
Sana sen yetersin der Râb, her Kitâb-ı âla'da.
Beni vâr edersin dersen O'na, olursun onunla her ânında.
Sırât-i o ince çizgede tescil ederse ruhuna, kalırsın sen de 70'ler makâmında.
İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya;
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.
Devamını Oku
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.




Kur'an'a ve sahih hadislere göre, Üçler, yediler, kırklar, yetmişler, üç yüzler vesaire diye manevi makamlar yoktur arkadaşım. Bu gibi manevi makamlar tasavvuf denen sapık felsefeyi kendilerine din edinenlerin uydurdukları hayali makamlardır. İslam'daki manevi makamların tamamı da Kur'an ayetlerinde münderiçtir.
Hayırlı çalışmalar.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta