Gülşenlerle girdik müphem bir aşkın koluna
Gölgemizin esaretinde tutulduk bir yâra
Geceler indiği vakit
Girdik mülhem bir yola
Bazen güneşle ayın ahengiydi mâtemim
Kurulurdum bir zaman elimde kalemim
Bazen siyahın beyaza aşkıydı kahrım
İtiyatım olurdu kopan yapraklarım
Bir şiirdi nevası kesilmeyen
Fecainin çığlıklarıydı işitilen
Ondan gayrı tutuşmaz ki kalbim
Rabbim bir kurtuluş ver,kalp esirgemeyen
Güneş yarılıyordu ay sessizken
Şiirler buluşuyordu bir tarafı sensizken
Çorak turabımda açan güller sen iken
Hilaf olan sözlerimi dinleyemem,her şey bitmişken
Hapsolmuş ruhumda ışığın,
Ayın şavkı,yüreğin kahrı,
Gülün dikeni, siman ebedi
Zinhar kurtulamayacak fasılasız.
Bir felek mücadelesiydi mâtemim
Konuşur dururdu kelamları fânilerin
Sitemiyle koşardı dizilerim
Derûnu yoktur vicdansız gânilerin
Kara yağızlı dağlar çekilmiş sinesine
Neden doğardı ay,ardında batardı güneş?
Neden savrulurdu ağaçlar kardeşçe?
Neden esmezdi rüzgarlar haddince?
Güldürmüyordu,ağlatıyordu hayat
Konuşturmuyordu,düşündürüyordü
Kılıç saplanan hüzündü hayat
Buz kadar soğuk, ateş kadar sıcak...
Kayıt Tarihi : 22.12.2023 22:22:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!