Ormanda birbiri ardına dizilmiş, birbirinin resmini çizen yedi cüce ressamdan biriyle uzaktan akraba oluşumuzun en kısa hikayesi, onun bir yel değirmeninin 12. katında dünyaya gelmesi, gözlerini açar açmaz karşısında şimdilerde ortak dostumuz olan emekli mareşali görmesi ve mareşalin onun kulağına ezan okuyup, ismini söylemesinden sonra benim cüce dostumu, dünyaya getiren ana rahminin biraz üzgün de olsa tıpkı geldiği gibi gökyüzünde birkaç daire çizdikten sonra, solgun mavilikler içinde kaybolması ile başlar. Günlerden pazardır. 4 Ocak 1998, Pazar...
Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden
Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak
Ve bir zaman bakacaksın semaya ağlayarak
Sular sarardı yüzün perde perde solmakta
Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta
Devamını Oku
Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak
Ve bir zaman bakacaksın semaya ağlayarak
Sular sarardı yüzün perde perde solmakta
Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta