Kim bilir kaç bin yıldır hep aynı yerindesin?
Kaç bin kez, kaç bin atlı, göğsüne basıp geçti?
Yurt oluşundan beri sen hep eyerindesin!
Kaç soy sevindi, kaçı, suratın asıp geçti?
Son gelen ecdadımdı, bin yıl geçti aradan
Hepsinin gönlü pamuk, bilekleri çok sertti!
Onların cümlesinden, razı olsun yaradan
Anlat bize yürüyüşün güzelliğini
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını
Devamını Oku
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını