Agoni Halinde Her Şey
1/:
Ben,
Ve sen,
Ve ölüler...
Peşlerinde topraklı kefenleri,
Elleri buzdan yüzlerini çizmekte...
***
Karanlık son istasyonun kozmik girişi...
Şifreler halinde bütün sırları karanlıkların.
Dızmanların yüzleri kar(a) maskeli,
Bu diyarın her şeyi agoni halinde,
Ya da ezoterik bir doğumun evveli...
2/:
Asırlık aşkı ve altmış yıllık yaşamı,
Şeffaf bir yağmurluk gibi bürünmüştüm belleğime.
Asırlardır uyuklayan bir manitu’ydum sanki.
O köhne ve kendi kendine yeten tarihler,
Sağımda solumda can çekişiyorlardı.
Agoni halindeydi sanki her şey.
Eski bir aşka fuzuli okuyordum.
Çünkü aykırı şiirlere hamile olan,
Zamansız bir zamanın rahmindeydim,
Milatların birinde...
3/:
İşte burada başlıyordu,
Yok yok, burada bitiyordu her şey.
Ben de kaydını tutuyordum şiir diliyle,
Başlayan veya biten naylondan yaşamların,
Ya da plastikten aşkların...
4/:
Ben de bir Yozgatlıydım,
Ahmet’tim,
Kemik, sinir ve ettim...
Ya da ben öyle sanıyordum.
Aldanıyordum...
Kayıt Tarihi : 12.4.2006 14:23:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!