19 ekim
Yorgun bir İstanbul vuruyor gözlerime Galata’dan bu sabah
Kızıla çalıyor saçları günün ve bulutlar var levent gibi kulelere gömülmüş
Yağmur pısırık bir halde kıvrılmış kaldırım köşelerine
Ve sabah ezanlarının ardından fatihte yıkılmış bir imparatorluğun izlerine sinmiş halde
Sadece o tarihi hamamın ocağı tütüyor sessiz ve mağrur
Şehir birlik olmuş tarihten ne varsa sanki geçmişe gömüyor
Yokluğunda ne ateşleri hasretimle yaktım da
Bir seni yakamadım, beni yaktığın gibi
Çölde su, mahpusta gün, oruçta ekmek gibi bekledim seni
Sense araya korkular koydun.
Yasaklar koydun...
Bitmez tükenmez engeller koydun
Devamını Oku
Bir seni yakamadım, beni yaktığın gibi
Çölde su, mahpusta gün, oruçta ekmek gibi bekledim seni
Sense araya korkular koydun.
Yasaklar koydun...
Bitmez tükenmez engeller koydun




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta