On yedi Ağustos salı gecesi
Sallandı Marmara bölgesi
Yıkıldı evler ne kapı kaldı ne penceresi
Hiç duyulmuyor hükümetin sesi
Yardım et Allah’ım sen bizlere…
Bulutlar üzerimize çöktü kapkara
Bir karanlık geliyor yokluğunun ardından
Ne zaman güneş batsa bu son gecem diyorum
Vazgeç yalan dünyanın köhne saltanatından
Yetişir bunca keder, bunca elem diyorum
Her şey sağır içimde ne şiir ne musiki
Devamını Oku
Ne zaman güneş batsa bu son gecem diyorum
Vazgeç yalan dünyanın köhne saltanatından
Yetişir bunca keder, bunca elem diyorum
Her şey sağır içimde ne şiir ne musiki
Acı büyük. Şiirini büyük bir dikkatle okudum. Kıta sonlarındaki Allah'a yönelmelere takıldı aklım. Depremlerden önce olmalıydı. Diye düşündüm. Hem de, insan değerini bilerek. Hak ve haksızlık yapmayarak. Gülcük depreminden sonra uğradım oraya. Yıkılan bölgeleri gördüm. Oraların yapılması, oralardaki yaşamların çoğu. Ey fefaleket gelin diye bize bağırıyormuş.. Ve hala ülkemizin bir çok yerinde aynı manzaralar. Yaşamlar Allah'tan uzak. Yapılan kaliteden uzak. Yer seçimleri ticari rantlara bağlı, insana verilen değerlerden uzak. Düşünüyorum. Bu kadar vurdumduymazlığa Allah niye yardım etsin?
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta