17 Ağustos 1999,
Tam üzerinde 10 yıl geçti,
Yüz yılda geçse,
Bu acılı günü hiç kimse kolay kolay unutmaz,
Daha dün gibi aklımızda,16 ağustos kızımın doğum günü,
Evde herkes toplanmış,Tüm sevdiklerimiz bir aradayız,Bilemeyiz ki, Felaket bizleri bekliyor gece yarısı,
Daha saat gecenin üçü, Bilemeyiz ki birazdan kıyamet kopacak, Oturduğumuz evlerimiz başımıza yıkılacak insanlar göçük altında kalacak, Bilemeyiz ki kaderimiz anlımıza yazılmış,Bilemeyiz ki yaşayacağımız günler buraya kadarmış,
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Onu yaşayan bilir tabii
gidenlere rahmet olsun, Yaradanım tekrarından korusun....ama insanların da birşeyler yapması lazım bu konuda...duyarlı aktarıştı
sevgiyle...şiirlerle kalın
Dileklerinize yürekten katılıyorum.Duyarlı yaklaşımınız ve anlamlı hisleriniz için kutluyorum.Saygılarımla.
sorun antolojide mi yoksa işyerindeki ağ bağlantılarında mı bilmem bu 5. yazışım ne güzel düzüyorum yazıyı....gitmiyor:(((( gene deneyeceğim....sevgili üstadem..asaletli duruş kalemede içeriğinede yansımış.....susmasın ve lütfen devam diyorum....yüreğinize müge çiçekleri serperken rüzgarlı bir istanbuldan selam yolluyorum lütfen kabul edin.....kutladım....:)
Bu şiir ile ilgili 3 tane yorum bulunmakta