10 KASIM ŞİİRLERİ

10 KASIM ŞİİRLERİ

Kemal Kabcık

"İTİRAFLARIM" Adlı Kitaptan Cümle Derlemem:

/ İyi bir insan olmanın peşinde koşmak için çok genç, tutkulu ve yalnız, yapayalnızdım! . /

{ Kitap Adı: İTİRAFLARIM - Kitap Yazarı: TOLSTOT - Türkçesi: İlhan ÖZDEMİR - ANTİK DÜNYA KALSİKLERİ/İstanbul/2006 Sayfa:010- Cümle Derleme: Kemal KABCIK / Antalya/15 Kasım 2013 Cuma 06:12:04 }

“Yeni Bir Başlangıç İçin Daima İmkan Sunar Yaşam! ...”
..

Devamını Oku
Yusuf Sönmezler

Dağ Dağa Kavuşmaz ama Asker Askere Kavuşur

Atalarımızın hiçbir sözünün boş olmadığı bir kez daha kanıtlandı. Oğlum Yunus Emrenin düğünü için Darende’ye gitmek üzere Adana’dan bir araç tutuldu, gece saat 01:00 de Mersin’deki evimizden yolcuları almak üzere geldi. Gelen araç sahibini tanır gibiydim ama yolculuk telaşından kim olduğunu sormak aklıma gelmedi.
Gelin arabası olacak araçla birlikte yola çıktık, Pozantı civarlarında hafif bir kar yağmaya başladı, Kayseri’ye gelince sabah ezanı okunmuştu, merkeze yakın bir yerde bir camide mola verdik. Abdest alırkenustam nerelisin diye sordum, o daKozan’lıyım dedi. Orada Yusuf Altıntaş adlı bir Selimiye kışlasında asker arkadaşım vardı. Kışlanın hamam görevlisi yazmıştım ağlayarak gitti, sonra rahatlığı görünce bana çok dualar etti dedim, tanır mısın onu diye sorunca tanımaz mıyım birlikte bende orada askerdim dedi. Hiç yanılmamışım,sen Fehmi Gür olmalısın dedim. Kendi de beni hatırladı ve bir muhabbet başladı. Bulunduğumuz bölüğün nöbet çizelgesini hazırladığım için çoğunluğu hafızamda olsa gerek, bizimkiler Fehmiye bakıyorlar olamaz bu diyorlar Fehmi çok yıpranmış benden on yaş belki daha fazla görünüyordu, dayanamayıp sordular kardeş sana ne olduda böyle çok yıprandın. O da yıllarca kamyonla nakliye işi yaptığını ve ailevi sorunlarla bu hale geldiğini anlattı. Muhabbet devam edip gitti.
Kayseri’den sonra yollar buz tutmuş hala kar yağıyor bir çok araç yan yatmış onları görünce içimizde bir tedirginlik oluştu ama tecrübeli asker arkadaşı bir şoförün direksiyonda olması rahat bir şekilde seyahat etmemizi sağladı, dua ede ede 200 km boyunca buz pistinden farklı olmayan yolda yolu yani Gürün’e varana kadar sürdü. Gürün’den sonra fazla bir şey yoktu, gençler diğer arabada idiler onlarla buluştuk, iki araç birlikte saat 10 gibi Somuncu baba da idik.
Sonradan öğrendim, bizden gizlemişler diğer aracımız Pınarbaşı yakınlarında olduğu yerde birkaç defa dönüp yol kenarındaki direklere vurup durabilmiş, çok şükür bir şey olmamış, Somuncu babada işleri bitirip Asker arkadaşımla da resimler çekilerek Darende merkezde gerekli işler yapıldıktan sonra gelinimizi alıp Mersin’e döndük. Bir gelinle birlikte 41 yıl sonra birde asker arkadaşımla buluşturan, sağ selamet seyahat ettiren Rabbime şükürler olsun.
13 kasım 2011 Yusuf Sönmezler
..

Devamını Oku
Mürsel Adıgüzel

Sayın Başkan,
Sayın İl genel Meclisimizin Saygın Üyeleri ve Değerli Yöneticileri.
1 Kasım 1928 tarihinde, 1353 sayılı yasayla kabul edilen “Harf Devrimi”’in 79. yılını kutlamaktayız.
Bu nedenle, şahsım adına söz almış bulunmaktayım. Sözlerime başlarken, hepinize saygılarımı sunarım.
Sayın Başkan,
Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının kurmuş oldukları, Genç Türkiye Cumhuriyeti’nin ilanını müteakip, çok hızlı bir biçimde gereklilik gösteren devrimleri yaptılar. Bu devrimlerden en önemli olanlarından biriside, 1 Kasım 1928 tarihinde yapılan harf devrimidir. Bu devrim 1353 sayılı yasayla Arap abecesinin yerine, dilimize ve düşüncemize uyan Latin abecesinin kabul edilmesiydi. Bu değişimin adı da “Harf devrimidir”.
Bu devrimin yapılmasında, birçok gerekçe vardır. Bu gerekçelerden en önemlisi, Osmanlı İmparatorluğunun kalıtı olan yazı biçiminin, birçok sorunlar yaşatmasıydı. Türkçemizin doğasında var olan seslerle uyumsuzluğu bulunan Arap abecesinin, Genç Türkiye Cumhuriyeti’nin kendini ifade etmesinde aşırı sıkıntı yaratmaktaydı. Bir başka önemli durumda, halkımızın okuryazar sayısının çok az olmasıydı. Hâlbuki yönünü çağdaş uygarlığa çeviren “Genç Türkiye Cumhuriyeti’nin amacı”, devrimlerin kalıcılı olmasını sağlamaktı. Bu kalıcılık ancak ve ancak anlaşılır bir yazı diliyle sağlanabilirdi. İşte bu gerekçeler nedeniyle, bu değişim sağlanmış oldu.
..

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Aşk dedim..
Ve orda durdum
Vurulursam vurulurum...
Ondan öte vurulmak mı var...?
Aşk dedim
Dostun kalbine alsın diye sevgiyle
Aşk dedim zalime
..

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Yol arızalı
İl uzak ve çapul
Araba işlemez, arabacı alkolden beter sancı, yolcu bi karar
İş..ağaçsız bir toprağı oturur gibi
Ilık geceler, serin rüzgarlar omuz başın dal dal
Yıldızlar ve uslu uslu oturan dağlar..
İş turnaya kaldı desen...Durum o kadar vahim..
..

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Kimden yanasın diye
Bir sonraya mussallat
Aklı dibi bulunmadık tavanlarda asılı
Ayağı gitmez gönüllü takıntılarda takla çelme
Bir öncesinden bir sonrasına transit
Kimden yanasına musallat kalanda
Öldü gitti
..

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Bir kelebek görsem
Yelyavan aklımla peşinden gitmeye
Belki tutulur sanarak bir avuç rüzgarı
Nefesime eş koşrak üç günlük çiçek çağından
Kapılıp sınırsız ve sonsuza
Dönemesem de o diye gittiğim
Çala söyleye beni ıslıklayan sazım dilimde
..

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Bunun için olacaksa maksat
Selam verir vermez
Oralardan zindandan kurtulmuş gibi savuşmak
O kör çıldırışın
Üstünden gailesini atma kaygısıyla şeklen
Şematik...
Ha olmuş ha olmamış ne gerektir
..

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Araya bayram girer
Araya hüzün ve seyran
Rekli lambaları yanar kalabalııııııık fenerlerle
Biraz alaylı
Gelesi umudu kesilince yol yoldan
Usulca susup yeniden
Sanki yolcu o değilden kendi
..

Devamını Oku
Seyfi Karaca

İnsanlar iki gönül bir olmaktan bıkıp
Kapı aralığında kalan sıkışmışlıklarıyla
Tıka basalanan ışıksız
Küflü ve karalık bir koridoru hız artırarak
Birbirine vakitleri yoksa
Eksik olan şık yazılı mezar taşlarıdır orada
Ne samanlık...
..

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Dünyaya gelişim nasıl
Su gibi
İçtim gidip göreyim nasıl diye bu yer
Vardıkca
İlerisi kendi şaraboldu gitti hayat
Tutup elinden yandığımın nesine
Tutup gül sundu diken
..

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Yalnızca toplu tertip
Trampetler zırıldatacak olsaydı müzik
Hiç doğmazdı saz
Hiç elini sürmezdi kendine tambur
Hiç omzuna yaslanmazdı incelerini keman....
Önümüz cenaze sonumuz cenaze
Yani olur ki okadar olur
..

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Yok da yani
Kendi aklından taşınmış olup
Başkasının gözlerinde hayata rastlamakta
Israrla pirim artırmaktan eli kendine değmeyen zaman
Yok da yani, o kapı bu köşe
Nerde ne yapıp
Nerden nereye nasıl çadır sökeceğini muhanet muhtaç
..

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Yalan söylem
Eksik beyan
Dessas duyum
Desise dolap beygir...
Hiç bir kıymeti yoktur yani kapıda bağlı
Kişnemesini unutmuş cokey atının
An meselesidir yalaka seyisin sahip değiştirmesi
..

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Babası
Annesi...çocuğu olmaktan
Artıp çoğalmış mesafelerin hayatıyla arasına engeller koyan
İstemiyorum diyorsa biri
Çıkıp yaşadığı yerin cadde sokaklarına bakmalı
Nasıldır ışık
Trafik nasıl
..

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Aşk obası
Sevgi sobesi
Çiçekler dizecekse papatyalardan gerdana
Söndü sanılan mevsim gene yanacaktır
Sevgi harından...
Kimi zamanda soğuk tandırın sıcak çöreğiyle
Damağa bulaşmış bal tadından
..

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Seninle bir kent doğar hergün
Sonra alıştığın yer olur gittiğin geldiğin
Niye uyuduğuyun ipuçlarından
Yeni çığırlara
Varolanların ucu bucağında
Zil çalar ya da çalmaz farketmez
Eğer aklında kalmışsa hayat
..

Devamını Oku
Bahattin Tonbul

Rahatsız olanlardan, şüphemiz kanındadır
Yarın siren çalacak, sakın ha korkma sakın
Sebep kulakda değil, sorunu yanındadır
O gün saat duracak, on kasım kalbe yakın

Hayalleri satamaz, benim kahramanlarım
Hiçbir şeyi atmayan, Atatürke sevgimiz
..

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Üryan bir uykuda
Gittiğinde ellerim darbukanın dostluğuna
Acemşiran suzinak
Saba hicaz geçerek
Kütüüüür kütür hayatın yürek dokunuşlarında
Değdikce elavuçta durmayanlardan yüreğim
Hiç acımıyor hiiiiç
..

Devamını Oku
Salih Zeki Fettahoğlu

yüreğime aşılanmış
hücrelerinle büyüdüm
çok küçücüktüm
seni yüreğimde hissettiğimde
seni beynimde yorumladığımda
Musatafa'm
Mustafa Kemal'im
..

Devamını Oku