Aşk dedim..
Ve orda durdum
Vurulursam vurulurum...
Ondan öte vurulmak mı var...?
Aşk dedim
Dostun kalbine alsın diye sevgiyle
Aşk dedim zalime
..
Yol arızalı
İl uzak ve çapul
Araba işlemez, arabacı alkolden beter sancı, yolcu bi karar
İş..ağaçsız bir toprağı oturur gibi
Ilık geceler, serin rüzgarlar omuz başın dal dal
Yıldızlar ve uslu uslu oturan dağlar..
İş turnaya kaldı desen...Durum o kadar vahim..
..
Kimden yanasın diye
Bir sonraya mussallat
Aklı dibi bulunmadık tavanlarda asılı
Ayağı gitmez gönüllü takıntılarda takla çelme
Bir öncesinden bir sonrasına transit
Kimden yanasına musallat kalanda
Öldü gitti
..
Bir kelebek görsem
Yelyavan aklımla peşinden gitmeye
Belki tutulur sanarak bir avuç rüzgarı
Nefesime eş koşrak üç günlük çiçek çağından
Kapılıp sınırsız ve sonsuza
Dönemesem de o diye gittiğim
Çala söyleye beni ıslıklayan sazım dilimde
..
Bunun için olacaksa maksat
Selam verir vermez
Oralardan zindandan kurtulmuş gibi savuşmak
O kör çıldırışın
Üstünden gailesini atma kaygısıyla şeklen
Şematik...
Ha olmuş ha olmamış ne gerektir
..
Araya bayram girer
Araya hüzün ve seyran
Rekli lambaları yanar kalabalııııııık fenerlerle
Biraz alaylı
Gelesi umudu kesilince yol yoldan
Usulca susup yeniden
Sanki yolcu o değilden kendi
..
İnsanlar iki gönül bir olmaktan bıkıp
Kapı aralığında kalan sıkışmışlıklarıyla
Tıka basalanan ışıksız
Küflü ve karalık bir koridoru hız artırarak
Birbirine vakitleri yoksa
Eksik olan şık yazılı mezar taşlarıdır orada
Ne samanlık...
..
Dünyaya gelişim nasıl
Su gibi
İçtim gidip göreyim nasıl diye bu yer
Vardıkca
İlerisi kendi şaraboldu gitti hayat
Tutup elinden yandığımın nesine
Tutup gül sundu diken
..
Yalnızca toplu tertip
Trampetler zırıldatacak olsaydı müzik
Hiç doğmazdı saz
Hiç elini sürmezdi kendine tambur
Hiç omzuna yaslanmazdı incelerini keman....
Önümüz cenaze sonumuz cenaze
Yani olur ki okadar olur
..
Yok da yani
Kendi aklından taşınmış olup
Başkasının gözlerinde hayata rastlamakta
Israrla pirim artırmaktan eli kendine değmeyen zaman
Yok da yani, o kapı bu köşe
Nerde ne yapıp
Nerden nereye nasıl çadır sökeceğini muhanet muhtaç
..
Üryan bir uykuda
Gittiğinde ellerim darbukanın dostluğuna
Acemşiran suzinak
Saba hicaz geçerek
Kütüüüür kütür hayatın yürek dokunuşlarında
Değdikce elavuçta durmayanlardan yüreğim
Hiç acımıyor hiiiiç
..
Yalan söylem
Eksik beyan
Dessas duyum
Desise dolap beygir...
Hiç bir kıymeti yoktur yani kapıda bağlı
Kişnemesini unutmuş cokey atının
An meselesidir yalaka seyisin sahip değiştirmesi
..
Babası
Annesi...çocuğu olmaktan
Artıp çoğalmış mesafelerin hayatıyla arasına engeller koyan
İstemiyorum diyorsa biri
Çıkıp yaşadığı yerin cadde sokaklarına bakmalı
Nasıldır ışık
Trafik nasıl
..
Aşk obası
Sevgi sobesi
Çiçekler dizecekse papatyalardan gerdana
Söndü sanılan mevsim gene yanacaktır
Sevgi harından...
Kimi zamanda soğuk tandırın sıcak çöreğiyle
Damağa bulaşmış bal tadından
..
Seninle bir kent doğar hergün
Sonra alıştığın yer olur gittiğin geldiğin
Niye uyuduğuyun ipuçlarından
Yeni çığırlara
Varolanların ucu bucağında
Zil çalar ya da çalmaz farketmez
Eğer aklında kalmışsa hayat
..
Rahatsız olanlardan, şüphemiz kanındadır
Yarın siren çalacak, sakın ha korkma sakın
Sebep kulakda değil, sorunu yanındadır
O gün saat duracak, on kasım kalbe yakın
Hayalleri satamaz, benim kahramanlarım
Hiçbir şeyi atmayan, Atatürke sevgimiz
..
yüreğime aşılanmış
hücrelerinle büyüdüm
çok küçücüktüm
seni yüreğimde hissettiğimde
seni beynimde yorumladığımda
Musatafa'm
Mustafa Kemal'im
..
Ne olur yüzüme bak, tebessüm et gülümse!
Ben o baygın gözlere, bir ömür adamışım.
Kirpiğinin okundan, gelecek bir ölümse,
Razıyım vur alnımdan, hedefte iki kaşım.
Gönlümün bir farkı yok, yıkık dökük virandan,
Saklayıp gizliyorum, adını her sorandan.
..
Kasım ayı gelince hüzünlenir her yer,
Her hüznün elbette ki bir nedeni var.
Gökler mavi, yerler sarı elbiseyi giyer.
Canlıları ayakta tutan bir bedeni var.
Atatürk 10 Kasımda dünyadan ayrıldı,
Türk milleti unutur mu Atasına sarıldı.
..
Gün doğmaktayken
Akşamın gözlerimde sindiği su şehri akardiyon gecesi
Ve kış gelmeden evvel ılık güz esintilerini
Diz boyu yaprak döküntülerinden yolunu yorgun ırlan
Belki üzülen çok üzüldü diye
Akardiyoncu hafif neşeli ve latince
Taş merdivenlerin dibi zincirsiz susuz kuyucuk
..



