Yüreği pare pare yabani ceylan...
Yelden nazik sazdan narin,
Dağdan inen,kar suyunda can...
Nergis tarlasında bahar,
Kızıl giyinmiş gelincik.
Yuvada asil küheylan.
Ürkekliği tavşan.
Bal süzümlü balaban.
Gece kuşu gibi kıvrak,
Baykuş bakışları yaman...
Papatya çiçeğinde,çiğ tanesi
Baharı müjdeleyen
Dağı ensesinden vuran
gök kuşağım,
Nakış yüklüm,
Kömür gözlüm
Yağmurdan
Buluttan hiç anlamaz azman....
Şimşekler çakar
Yıldırımlar vurur karşı yamaçlara
Kudurmuş dalgaları andıran....
Yaktırır peşi sıra
Gözlerinden düşen bir volkan
Kızıl alevlere bürünür
Yağmura hasret çöllere döndürür
Alır götürür hayallerimi
Enginleri süsler
Bir fırtına, deli divane...
Bacaksız ovalarda bir rehvan.
Kızıl isli dumanlar
Hüzünlerle bezenmiş yangınlar,
Gözyaşları..
Nice koç yiğit terk eyledi
bu meydanları
Güreş tutmadan tuşa razı olup,
Hesapsız gayri arkasız gidişlerle
Bu yangına kütük olamadan,
Kendi içinde eridi...
Nice mecnunun adı Karıştı,
yürek sürgünlerine.
Bir ceylan süzülüyor.
Yangınlar bırakarak arkasından!
Ferhişte bir ceylan...
Cehennem yangınlarını andıran,
Güneşi kıskandıran bir yıldız,
Alenen doğuyor,gün ortasında
Vakitli,vakitsiz
Aha yüreğimdir,
Yerlerde sürünen param parça....
Şu karşı ki dağlardan,
İniversin, bir deli rüzgar
Essin şimalden fırtına boyu,
Yıkılsın tipiler
Sökülsün galaksiler,
Parçalansın bütün yıldızlar
Kudursun kara delikler...
Yeter ki benim de bir közüm olsun
Gül bırakıp, kül götüren
Bu güzelim cehenneminde
Razıyım yüz bin kere ,
Odun olup yanmaya ...
Kayıt Tarihi : 17.4.2015 11:09:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!