1/:
Bizim elin soğuk olur ak kadifeli kış ayları.
Burunlarımızdan akan sümüğün nedeni başkaydı
soğuktaydı bütün kabahat karakışta iliğe işleyen
Bayat haberli gazetelerden elinin hamuruyla analarımız
Yamardı kırık camını pencerelerimizin oysa
'Güz soğuğu eyseridir.' diyerek.
Aydınlığa kapatırda evimizi
Ve dünyaya tıkardı bizi.
Kendimizi suçsuz mahpuslara düşmüş sanırdık.
Babamızın Peyik pazarından aldığı soğukkuyulara nasıl da aldanırdık
Ya cızlavet olurdu, ya da canik
Giyindiğimiz ilk milli markalarımız
Ayağımızı Gıslavetten daha sıcak tutanı yok sanırdık
Bizim elin soğuk olurdu kütür kütür kış ayları.
2/:
Bizim elin karlı olurdu kütür kütür kış ayları.
Saçaklardan sarkardı birer kulaç uzunluğuyla
Şeytan sidikleri Arabi hançerler gibi.
Çok korkardık,
Günlerden bir gün başımıza düşecek diye.
Düşecek de bedenimizi yere çivileyecek diye.
Ya yağan karlar? ...
Yeni dağlar,
Ve yesyeni vadiler oluştururdu
Göz alabildiğine uzanan ovamızda.
Bir kar deryası ki kütür kütür diş…
Bu gidiş hazirana kadar sürerdi.
Kükrerdi her gece doğa
Sabaha kadar esen tipi, bora fırtına
Bir dağ daha yüklerdi ölü dağların üstüne.
Bizim işimizin adı ne kış boyu:
Binlerce kez günde, burnumuzu çekmek,
Ve iliklerimize kadar üşümek tabii.
Yani,
Bizim elin karlı olurdu kütür kütür kış ayları.
Kayıt Tarihi : 9.3.2006 14:15:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!