Gitmiyor Hiç Gözlerimden
Gitmiyor hiç gözlerimden mâh cemâlin ey güzel!
Gözlerim yollarda her gün, gelmiyorsun bîbedel...
Yandı cismim hasretinden dost iken olduk ya el!
Yetti cevrin, sen de artık rahmedip imdâda gel...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Şiir san'atının en ince işçilik, en büyük ustalık gerektiren en zor türüdür aruz.
Herkesin kolayına gelen serbest yazmak varken, tıpkı diğer eski el sanatlarımız gibi,okuyanı da, yazanı da giderek tükenmekte olan gerçek san'at...
Zaten, becermek de, şiir yazıyorum diyen herkesin harcı değil...
İŞTE, ONUN İÇİN, BEĞENDİĞİM HER ŞİİRDEN VE ŞAİRDEN DAHA BÜYÜK SAYGIYLA KUTLUYORUM SİZİ, HALİL ŞAKİR BEY...
Saygımla, sevgimle efendim,
Ünal Beşkese
Kaleminize yüreğinize sağlık,enkısa zamanda sanatçılarımızdan besteyi dinlemek kısmet olur Mesut Özbek
özlemin adını ne güzel tarif etmiş saygın kaleminiz usta bu güzel dörtlüğü yazdıran yüreğinize selam olsun varolasın
Tebriklerimle kutluyor,
saygılarımla selamlıyorum
Halil hocam.
Bestesi ve güftesi için sayın şairimizi, yüreğini, sazının telini kutluyorum...
Çok güzel duygu yüklü bir eser okudum bu güzel eserinizi ve şahsınızı kutlarım saygılarımı sunarım.
Öğrencilik yıllarıma gittim... Ezberlerdik 'aruz vezni kalıplarını', hem de sırada tempo tutarak...
Şarkı olmaya namzet bu güzel çalışmanızı içtenlikle kutluyorum Halil Bey...
Nicelerine...
uzaklarda özlenen sevgiliye yapılan çağrı çok içten, samimi. İnşallah ilerideki günlerde de müziğini dinleriz. Başarılarının devamını dilerim. 10 puan, ant.
Şiiri yaşatan gönlü kutluyorum... 10 puan +ant. Nice güzel şiirlere...
Çok fazla söze gerek bulmuyorum. Tek kelimeyle Dost şair'in çalışması harika olmuş. Bana Fuzuliyi anımsattı
[Fuzuli şive-i ihsanın ister bir gedayınmdır
Dirildikçe seng-i kuyun, ölen haki payındır
Gerek öldür gerek ko, hükm hükmün rey rayındır
Gözüm canım efendim, sevdiğim devletli sultanım]
GÜNÜMÜZÜN DİLİYLE:
Fuzuli kuçu kuçu diye çağırmanı bekleyen köpeğindir
Bastğın yerler sarsılıp titredikçe, öldüren kastındır
İster öldür, ister yaşasın yol senin karar kararındır
Sen canımdan çok sevdiğim biricik varlığımın sultanı
Sonsuz sevgiler, başarılar Tam puan + Antolojimdedir.
Bu şiir ile ilgili 20 tane yorum bulunmakta