Onur BİLGE
“Kırmızı Bisiklet,
Pencereden bakıyordum, geçenlerde bana balık getiren, cambaz verdiğim çocuk var ya o, üstünde boya namına bir şey kalmamış, tekerlekleri yamulmuş, eski püskü üçtekerli bir bisiklete binmeye çalışıyor. Bacakları büyük, bisiklet küçük… Ayakları yerde sürükleniyor. Bisiklet onu taşımıyor, o bisikleti götürüyor. Oynuyor işte tozun toprağın içinde! Eğleniyor tek başına. Neler hatırlatıyor bana, neler neler…
O zamanlar bisikletler bu kadar küçük değildi galiba. Yoksa iki boy muydu? Dört beş yaşında varmışım demek ki o zamanlar! Aklım erdiğine göre…
o kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…
Devamını Oku
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta