Onur BİLGE
"Şeker,
Dalgana taş atmayayım, seker meker. Zaten biz hep senin ailevi meselelerin hakkında konuşuyorduk. Zaman zaman üstündeki yükü hafifletmek için bazı olayları dramatize ediyor, seni güldürüyor, eğlendiriyordum. Ben de gülüyor, mutlu oluyordum. Hem seni kısa süreliğine de olsa mutlu edebildiğim için, hem de seninle konuşmakta olduğum için. Sesini duyabilmek bile ne büyük bir sevinç kaynağıydı bir bilsen!
Aynı anda ağzımızdan aynı sözler dökülüyordu, hayret ediyorduk. Aynı anda aynı şeyleri söylemek, isteyerek yaptığımız bir şey değildi ama bizim oyunumuzdu. Konuşma da bitti, oyun da bitti . Yani tadı olmaz artık, konuşsak bile. Eskisi gibi dakikalarca katıla katıla gülemeyiz de... Öyle güçlü bir bağ vardı aramızda koptu.
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta