Onur BİLGE
“Kahveci Güzeli,
Bu sabah çok erken kalktım. İkindi oluvermiş. Bu zamana kadar deli gibi çalıştım. Epey bir mal yaptım. Mis gibi bir kahve pişirdim kendime. Açtım Kıbrıs Radyosunu, çıktım evin önüne, attım sandalyemi gölgeye, aldım elime fincanı, başladım höpürdetmeye. İlk yudumda İstanbul’da oluverdim. Eminönü’nde Kurukahveci Mehmet Efendi’den aldığım çifte kavrulmuş kahvenin tadını hissettim damağımda. Her şeyin bambaşka bir tadı vardı. Öyle ya, çiçeği burnunda bir delikanlıydım o zamanlar. Hayat bundan pek farklı olmasa da dünya tozpembeydi. Kalp aynı kalp, duygusal şair kalbi, yine böyle gümbür gümbür! Ne günlerdi be!
Hiç bitmez sanılan koca bir yaşam yatıyordu önümde. Bu yaşlara geleceğim hiç gelmezdi aklıma. Sanki hep genç kalacaktım!
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta