Onur BİLGE
“Elin Kızı,
Zamanla alışıyor insan insana, insan eşyaya… Bir odadaki duvar saatine baka baka mesela… Yerine başka biri asılsa da dolduramıyor o boşluğu. Onun için vazgeçilemiyor, değiştirilemiyor, yapışıp kalıyor hayatımıza.
Evlere bırakılan, hoşnut kalınırsa satın alınan eşyalar ya da hayvanlar vardır. Yavaşça girerler dünyamıza ve usulca yer ederler kendilerine. Bu bir demet çiçek olur, masanın üstündeki vazoya konan ya da evin içine bırakılıveren bir kedi yavrusu… Birkaç gün yeter alışmak için. Çiçek vazonun mütemmim cüzü, kedi yavrusu aile bireylerinden biri haline geliverir. Haydi, gel de vazgeç!
Cebeci köprüsünün üstü
Karınca yuvasına benziyor,
Hamallar, körler, topallar,
Oturmuş nasibini bekliyor.
Cebeci köprüsü yüksek
Devamını Oku
Karınca yuvasına benziyor,
Hamallar, körler, topallar,
Oturmuş nasibini bekliyor.
Cebeci köprüsü yüksek




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta